Emani'ye giden uzun ince yol

İnsanlığın, ahlakın, edebin, imanın sadece lafzının dolaşması, insanların yüzündeki yatışmazlık, merhametsizlik ve ötekini hiçe sayma ürkütücü. Çürüme giderek oylumlanıyor. Bir şey yapmalı, bir yerden başlamalı. Emani’ye giden yol da geri dönüş de ince, uzun.

12.07.2017 09:22
Yıldız-Ramazanoğlu

yildizra@gmail.com

 

Mefta Emani on aylık oğlu Halaf ve adı konmamış bebeğinin cenaze namazı için Sakarya’ya doğru yola çıktığımızda Suriye’ye yaptığım sayısız yolculuk aklıma geldi. Otobüsümüz Cilvegözü Sınır Kapısı’nda bekletilir ve pasaportlar incelenirken ne kadar üzüldüğümüzü hatırlıyorum. Çünkü daha ilk yolculukta çizilen sınırların kartonluğunu idrak etmiş, zihnimizdeki sınırları çoktan kaldırmıştık. Sezai Karakoç’un dediği gibi Şam, Halep nasıl bizim bir parçamızsa İstanbul da öylece onlarındı. Kültür, inanç, coğrafya birbirine ulanıp giderken sınır, pasaport da neyin nesi. 

 

                                                                 *  *  *

 

Başına hazmedilmesi zor işler gelen genç adam, Mefta’nın eşi Halid Al-Rahmun, İHH’nın yardım teklifini, çalışıyorum yardımı başkalarına yapın diyerek reddetmiş. Maktulün babası ise cenaze arabasında hala Türkiye’nin onurunu koruma derdinde. Bize kucak açtılar, bu millete teşekkür ederiz; bir iki kişinin yaptığı, Türk milletine mal edilemez, diyebiliyor sağduyusunu kaybetmeden.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.