Yahudi Soykırımı [Holokost] failleri üzerine görüşler-5

Browning’in iddialarına karşı çıkan Goldhagen, katliamlarda rol alan kişilerin çoğunun otorite tarafından zorlanmadığını ya da baskı altında tutulmadığını; tersine kendi istekleriyle bunun bir parçası haline geldiklerini ispatlayan dikkate değer sayıda kanıtın bulunduğunu iddia etmektedir.

21.01.2016 07:54
Ümit-Kurt

umit105@gmail.com

RPB 101’de görev alan insanlardan söz ederken, Goldhagen “Almanlar”, “sıradan Almanlar” ya da “bu Almanlar” ifadelerini kullanmaktadır. Üstü kapalı bir şekilde tüm Nazi dönemi Almanlarının etkin bir biçimde birer potansiyel Yahudi katili olduğunu iddia etmektedir.

 

Hatta kendisine göre, bu dönemde yaşamış olan Almanlar, Yahudileri birer düşman olarak kabul ettikleri için kendilerine özgü bir biçimde Yahudileri öldürmeye yatkındırlar. Goldhagen, bu grup arasındaki Yahudileri yok etme kararlılığını, Almanların uzun zamandır süregiden Yahudi karşıtlığı ve Nazileşme tarihi ile birlikte düşünmekte ve bunu ulusal bir karakteristik olarak görmektedir.

 

Bahis konusu kişilerin hayatlarını ve acımasızlıklarını irdeleyen Goldhagen, Browning’in aksine, taburdakileri harekete geçiren dürtülerden ve onların davranışlarından yalnızca Yahudi karşıtı inançların sorumlu tutulabileceği anlamına gelen, tek bir gerekçeye bağlı bir açıklamada ısrar etmektedir.

 

Browning’in iddialarına karşı çıkan Goldhagen, katliamlarda rol alan kişilerin çoğunun otorite tarafından zorlanmadığını ya da baskı altında tutulmadığını; tersine kendi istekleriyle bunun bir parçası haline geldiklerini ispatlayan dikkate değer sayıda kanıtın bulunduğunu iddia etmektedir.

 

Goldhagen’e göre, RPB 101’de görev alan erkeklerin durumunda itaat etmenin can alıcı bir önem taşıdığına işaret eden elle tutulur herhangi bir bulgu yoktur. Kendisi bu bakımdan, bu kadar çok kişinin Nazilerin soykırım planının bir parçası olmak için sergilediği istek ve hevesin basit bir şekilde yükümlülük ve disiplin gibi faktörlere atfedilmesine şiddetle karşı çıkmaktadır.

 

Goldhagen, “sıradan Almanların” Avrupa’nın herhangi bir yerinde yaşayan Yahudileri öldürmek için ortaya koyduğu gönüllülüğün temelde saplantılı bir Yahudi karşıtlığı tarafından harekete geçirildiği konusunda – o kadar ki kurbanların Yahudi olması kritik bir önem taşımaktaydı – ikna olmuştur. Bu nedenle de Goldhagen’a göre, Almanlar Yahudileri gizlemeye bile gerek duymadıkları bir zevkle öldürmüştür.

 

Goldhagen, Nazilerin Yahudileri yok etme planının hayata geçirilmesinin “Alman  halkına nüfuz etmiş” belli bir tür ölümcül Yahudi karşıtlığından kaynaklandığına o kadar inanmaktadır ki, ona göre Nazi Almanyası’ndaki Almanların çoğu, 101’inci Tabur’da görev alanların büyük bir kısmı gibi, bu programın gönüllü ve istekli birer takipçisi haline gelmiştir ve aynı sebepten öldürme eylemine iştirak etmiştir.

 

Browning ise Nazi öncesi Almanya ve Nazi Almanyası’ndaki Almanların çoğunluğunun—RBP 101’de görev alanlar da dahil—ayrımcı Yahudi karşıtlığını destekleyip desteklemediği konusunda Golhagen ile aynı fikirde değildir. Aslında Browning çoğu Almanın daha hafif bir Yahudi karşıtlığına sahip olduğunu ve bunun da daha kuvvetli ve şiddetli bir biçimine sahip olan azınlığın eylemlerine karşı pasif kalmalarına ve onlara karşı koymamalarına yol açtığını savunmaktadır.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.