Yahudi Soykırımı [Holokost] failleri üzerine görüşler-3

RPB 101’deki adamlar önceki savaşta geçen çarpışmalar yüzünden vahşileşmemişti, bu yüzden davranışları “savaş meydanındaki taşkınlık” olarak tanımlanamazdı. Aksine, “vahşileşme bu adamların davranışlarının nedeni değil, bir sonucu olmuştu”.

05.01.2016 11:06
Ümit-Kurt

umit105@gmail.com

 

Taburdaki polis görevlileri için herhangi bir cezalandırılma riski olmadan Yahudileri vurmayı reddetmek yönünde açık bir seçenek sunulmuş olsa da, birimin yalnızca küçük bir bölümü Yahudileri öldürmemeyi yeğlemiştir. Bu durumda neden taburun büyük bir kısmı sıradan ve soğukkanlı birer katil haline gelmişlerdir? Hal böyleyken gerçekleştirdikleri eylemler nasıl açıklanabilir?

 

Browning mevcut koşullar altında RPB 101’de görev alanların çoğunun genellikle kendileri gibi sıradan Almanlara atfedilen ölümcül ve şeytani antisemitizm tarafından harekete geçirilerek gönüllü ve istekli bir şekilde öldürme eylemini gerçekleştirmiş olduklarından emin değildir.

 

Yedek polis görevlilerinin nasıl büyük bir süratle ve toplu halde birer katile dönüşebildiğinin açıklamasını arayan Browning, yirminci yüzyıl bağlamı dahilinde görünüşte gayet medeni olan insanların vahşileştirilmesini konu eden bir dizi araştırmanın konuyla ilişkisini incelemektedir.

 

Dost ve düşmanı kutuplaştırmasıyla birlikte savaşı Holokost için olmazsa olmaz bir ortam olarak görmesine rağmen, savaş zamanı vahşetlerini konu alan çalışmalarla bu konu arasında çok az ilişki görmektedir. RPB 101’deki adamlar önceki savaşta geçen çarpışmalar yüzünden vahşileşmemişti, bu yüzden davranışları “savaş meydanındaki taşkınlık” olarak tanımlanamazdı. Aksine, “vahşileşme bu adamların davranışlarının nedeni değil, bir sonucu olmuştu”.

 

Browning söz konusu polis görevlilerinin Yahudileri öldürmesinin nedenlerinin sadece Alman olmak gibi bir karakteristiğe atfedilemeyeceğini savunmaktadır. Hamburg’dan gelen RPB 101’in korkunç savaş zamanı eylemleri ve taburun profili incelemesinde, “Alman toplumunun tamamına oranla aralarında yalnızca biraz daha fazla Nazi parti üyesi bulunan” söz konusu yaklaşık 500 sivil, Browning’in “‘sıradan vatandaşların’ olağanüstü koşullar altında nasıl davranabileceği konusunda tahminde bulunmasını mümkün kılmıştır”.

 

Hem Browning hem de Goldhagen, sıradan Almanların Yahudilerin toplu olarak katledilmesindeki yaygın katılımı ve bu görevi yerine getirirken sergiledikleri yoğun istekliliğin derecesi konusunda hem fikirdir, ancak Browning’e göre bu katılım ve gönüllülüğün arkasında yatan asıl nedenlerin, çok boyutlu gerekçeler ve faktörlerle açıklanması gerekmektedir.

 

Browning’e göre, Holokost’u izah etmek için yalnızca Alman kültürünün değil, insan doğasının daha iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu bağlamda, Browning durumsal [situational] boyutlar olarak sosyal, kültürel ve kurumsal faktörlerin önemine çok daha fazla vurgu yapmaktadır. RPB 101’deki görevli memurların öldürme eylemlerinin savaş ve otoriter yönetim gibi uç koşullar altında beklenebilecek bir davranış olduğunu ifade etmektedir.

 

Ona göre, RPB 101’de görev alanlar, üstlerinden gelen açık ya da üstü kapalı baskının yanı sıra arkadaş/çevre baskısı sonucu hareket etmekteydi ve eylemlerinde “Alman” tabiatına içkin olarak var olan hiçbir şey yoktu. Bir yandan birliklerine “ait olabilmek” ya da “ayak uydurabilmek” için, bir yandan da Nazi Almanyası’nda emirleri reddetmenin imkânsızlığını göz önünde bulundurduklarından, aktif birer katil haline gelmeyi tercih etmişlerdi.

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.