Türk milli kimliğinin inşası-1

Türk milliyetçiliğinin tarihsel serüveninde somut olarak aldığı biçimlerden biri Türkçülük ideolojisidir. Türkçülük belirli bir tarihsel kesitte Türk milliyetçiliğinin ana duraklarından birisi olmuş, belirli bir entelektüel kesim tarafından bir siyasi ve kültürel programa dönüştürülmüş, bir siyasal akım olarak evrilmiştir.

26.03.2016 10:38
Ümit-Kurt

umit105@gmail.com

 

Bu yeni yazı dizisinde erken dönem Türk milliyetçiliği fikriyatının tarihsel gelişimini ana hatlarıyla ele alacağım. Bunu yaparken büyük ölçüde Türk Yurdu dergisi örneğinden hareket edeceğim.

 

Bütün ulus-devlet milliyetçiliklerinde olduğu gibi Türk milliyetçiliği de modern bir ideolojik düşünce sisteminden neşet etmiştir. Kavramlar hem zaman hem de mekân içinde yolculuk yaparlar. Zaman ve mekân içindeki yolculukları onları olgunlaştırır, yoğurur, inceltir, ayrıştırır, çeşitlendirir.

 

Türk milli kimliğinin inşa süreci ve buna biçim veren Türk milliyetçiliği ideolojisi de bu tarihsel süreçten nasibini almıştır. Milliyetçilik etrafındaki tartışmalar, 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başında hemen bütün dünyada çok canlıydı, son 20-25 yılda yine en çok tartışılan modern kavramlardan biri oldu. Aynı zamanda milliyetçilik, elbette uzun ömrü boyunca değişimler de geçirdi, farklı ideolojik söylemlerle eklemlendi. Türk milliyetçiliği örneğinde de böyledir.

 

Türk milliyetçiliğinin tarihsel serüveninde somut olarak aldığı biçimlerden biri Türkçülük ideolojisidir. Türkçülük belirli bir tarihsel kesitte Türk milliyetçiliğinin ana duraklarından birisi olmuş, belirli bir entelektüel kesim tarafından bir siyasi ve kültürel programa dönüştürülmüş, bir siyasal akım olarak evrilmiştir.

 

19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti’nin ayakta durmakta zorlandığı, iktisadi açıdan yarı-sömürge halinde bulunduğu, bir yandan Avrupa devletlerinin baskısı, diğer yandan imparatorluğa bağlı halklar arasında yayılan milliyetçi akımların etkisiyle ayrılıkçı eğilimlere girdiği bir dönemde Osmanlı aydınlarının devleti kurtarma adına bir çözüm önerisi olarak çıkan Türkçülüğün resmi Türk milliyetçiliğine dönüşmesi, siyasal bir örgütün ideolojisi haline gelmesi II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihat ve Terakki Partisi/Cemiyeti (İTP/C) ile ilişkili olarak gerçekleşmiştir. Bu gelişmenin arka planında Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti ve Türk Ocakları gibi derneklerin kurulması da vardır.

 

Osmanlı İmparatorluğu’nda Türk milliyetçiliğinin öncü girişimi, Mehmed Emin Yurdakul önderliğinde 31 Ağustos 1911 tarihinde kurulan Türk Yurdu Cemiyeti’dir. Bu cemiyet Mehmed Emin Yurdakul, Ahmed Hikmet Müftüoğlu, Ahmed Agayef (Ağaoğlu), Hüseyinzâde Ali, Dr. Akil Muhtar Özden ve Yusuf Akçura (Akçuraoğlu) gibi Türkçülük hareketinin önde gelen aydınları tarafından kurulmuştur.

 

Mehmed Emin’in teklifi üzerine Türk Yurdu adıyla bir dergi çıkarılmasına karar verilir. Dergi 25 Ocak 1912’de kurulacak olan Türk Ocağı’nın yayın organı olarak görülür. Türk Yurdu, programını ve izleyeceği yolu Osmanlı İmparatorluğu içerisindeki Türk unsurunun haklarını korumak, Türk milliyetçiliğini yaymak ve Türk dünyasının her yerinden acı tatlı olayları haber vererek Türk âleminin menfaatlerini korumak olarak belirlemiştir.

 

1911 yılında ilan edilen yedi maddelik program bütün Türk dünyasına yönelik hedeflerle, Pantürkçülükle şekillendirilmiştir.

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.