Soykırım kavramının tarihsel çerçevesi

Uzun bir dönem, Holokost diğer soykırımlarla karşılaştırılamaz bir soykırım eylemi olarak kabul görmüştür. Bunun sonucunda, Holokost tarihinin devlet-inşası, kölelik ve kolonyalizm gibi süreçlerle olan asırlık ilişkisi göz ardı edilmiştir.

16.08.2017 13:40
Ümit-Kurt

umit105@gmail.com

 

Genelde soykırım özelde ise Holokost üzerine çalışan tarihçiler arasında ‘Niyetselcilik [Intentionalism]’ ve ‘İşlevselcilik’ [Functionalism] gibi birbirine taban tabana zıt iki perspektif bulunmaktadır. Birinci yaklaşım temelde soykırım eylemini analiz ederken ideolojinin, nefretin ve şiddetin rolüne vurgu yapar.

 

İkinci yaklaşım ise moderniteyi simgeleyen bürokrasi, araç-amaç mantığı ve totaliter devletin bireylerin hayatlarına yönelik tehdidi gibi unsurların üzerinde durur. Ancak bu tartışmada bir nokta sıklıkla gözden kaçmaktadır: o da soykırım eyleminin karşılaştırmalı bir perspektiften anlaşılması ve açıklanmasıdır. Böylece, Soykırım Çalışmaları alanında karşılaştırmalı bir analiz çerçevesinin varlığı ve ihtimali mevcuttur.

 

Bu son yazı dizimizde A. Dirk Moses ve Dan Stone gibi önde gelen iki soykırım tarihçisinin çalışmalarına ve yaklaşımlarına odaklanarak Soykırım Çalışmaları alanında temayüz eden yeni yaklaşımı irdelemeye çalıştım. Bu iki ismin çalışmaları soykırımların daha geniş ve karşılaştırmalı bir tarihsel çerçeveden anlaşılması ve açıklanması adına bize özgün perspektifler sunar.

 

Moses ve Stone soykırımın farklı boyutlarının analiz edilmesi adına antropolojiden, ırkçı teorilere; dünya ekonomik sistemi yaklaşımından ulus devlet inşa sürecine; emperyalizm ve kolonyalizmden modernitenin ‘medenileştirme misyonu’ söylemine ve ‘Batı-merkezci’ yaklaşıma kadar birçok disiplini devreye sokar.

 

Bu minvalde, Herero ve Avustralya Aborjinleri’ne yönelik uygulanan soykırımlar ile Shoah arasında karşılaştırmalı analizler yaparak soykırım kavramını tarihsel bağlamına oturtmaya çalışırlar. Bir diğer ifadeyle, karşılaştırmalı soykırım literatürü Yahudilerin topyekun imhası süreciyle daha önce vuku bulmuş kolonyal soykırımlar arasında birçok paralelliklerin olduğunu ortaya koyar.  

 

Uzun bir dönem, Holokost diğer soykırımlarla karşılaştırılamaz bir soykırım eylemi olarak kabul görmüştür. Bunun sonucunda, Holokost tarihinin devlet-inşası, kölelik ve kolonyalizm gibi süreçlerle olan asırlık ilişkisi göz ardı edilmiştir.

 

Ancak, Moses ve Stone’nun başını çektiği yeni eleştirel yaklaşım, Yahudi soykırımını kolonyal, ırkçı ve rutin şiddetin farklı boyutları ve kolonyal soykırımın tarih sahnesine çıkışı ile birlikte yeniden ele almaktadır.

 

Bu sayede Holokost, hem kendisinden önce hem de daha sonra vuku bulan soykırımlarla birlikte karşılaştırmalı bir zeminde mülahaza edilmektedir. Moses ve Stone, soykırım eylemlerinin incelenmesi sürecinde yapısal veya küresel ekonomik parametreleri de birer bağımsız değişken olarak analizlerinin merkezine oturturlar. Bu anlamda her iki tarihçi de soykırım kavramını anlamlı bir tarihsel çerçevede ele alır ve kurbanlar arasındaki hiyerarşileri kaldırmaya gayret ederler.

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.