Ana SayfaYazarlarDevirmek ve alaşağı etmek söylemi ve 27 Mayıs

Devirmek ve alaşağı etmek söylemi ve 27 Mayıs

 

Tarihin devrimci ve ilerlemeci yönüne aykırı gerici bir iktidar olan Demokrat Parti (DP), bu klasik Marksist görüşe göre ne olursa olsun devrilmeliydi. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta bu “devirme, devrilme, alaşağı etme” terminolojisinin ve söyleminin Türk siyasi kültürüne son derece mündemiç, tipik ve hakim olması.

 

Bu söylemin  Türkiye’de son beş-on yıllık gelişmeleri, tartışmaları dikkatle izlediğimizde bugün de siyaset alanında yeniden satha çıktığını söylemek mümkün.

 

Örneğin bugün pek çok insan AKP’yi seçimlerde yenilgiye uğratmaktan değil; iktidardan devirmekten, alaşağı etmekten bahsediyor.

 

Bu öyle bir terminoloji ki böyle bir devirme diskuru çok üstün körü bir sınıflandırmayla ifade edersek günümüz Batı demokrasilerinin siyasi terminolojilerinde kullanılan bir söylem değil.  

 

Bu devirmek ve alaşağı etmek söylemi parlamenter yollardan bir hükümetin yerini başka bir seçilmiş hükümete bırakması değil, başka bir şeyden bahsediyor.

 

Saltanat, diktatörlük, bir otoriteryanizm, bir totalitarizm darbeler veya devrimler yoluyla devrilir ama normal parlamenter hayatta bu devirmek söylemi bu şekilde kullanılmaz.

 

1950’lerin ortalarında ve ikinci yarısında Türkiye’de o zamanlar DP için bir devirme ve alaşağı etme söylemi hakimdi. Militan Sol’da da bu söylemin izlerini görmek mümkündü.

 

1950’lerin  ikinci yarısında Türkiye’de giderek DP iktidarına karşı muhalefet yükseldi. İsmet Paşa’nın 1957 seçimlerinden sonra çıktığı yurt gezileri adeta DP hükümetine karşı büyük protesto gösterilerine dönüştü. O günün militan kutuplaşmasında DP ve CHP kavgası, arkasından Ankara ve İstanbul gösterileri ve arkasından 27 Mayıs geldi.

- Advertisment -