27 Mayıs darbesi neden kritik bir nokta?

Beğenelim beğenmeyelim 1950’ler, 60’lar, 70’ler ve 80’ler boyunca sosyal bilimlerde varlığını kuvvetle sürdüren-hissettiren Marksist anlayışlardan neşet eden bir olgu vardı: devrimlerin ve devrim benzeri olayların devrimlere gönderme yaparak değerlendirilmesi veya değerlendirilmeye layık görülmemesi.

17.09.2016 09:55
Ümit-Kurt

umit105@gmail.com

Türkiye’nin siyasi tarihinin ve bunun oluşturduğu ‘geçmiş’in sağ-sol polarizasyonu içinde herkesin sevdiği, huşu içinde beklediği ve sevmediği, nefret ettiği darbeler oldu. Bu darbeler sağ-sol ideolojik, politik duruşlar ve gruplar arasında tevzi edildi.

 

Gramsci’den mülhem tarihsel bloklar üzerinden konuşursak pratikte Türkiye’de kendisini sol diye tanımlayan tarihsel bloklar veya entelektüel etkileşim hareleri bakımından 27 Mayıs iyi ve makbul bir darbeydi, Türkiye’nin sola kaymasının, özgürleşmesinin önünü açmıştı.

 

Halbuki 12 Mart ve 12 Eylül derece derece kötü, faşist darbeler olarak görüldü. Buna mukabil, klasik sağ duyarlılık açısından 27 Mayıs bir felaket olarak görülüyordu. 

 

Buna karşın, 12 Mart ve 12 Eylül Türkiye’yi terörden ve komünizmden kurtartmış bir şekilde demokrasiyi ertelemiş ama aynı zamanda onu kurtarmış askeri müdahaleler olarak mülahaza ediliyordu.

 

Darbelerden daha geniş olarak tarihte devrimlerin ve darbelerin yeri tartışması sadece politika açısından değil, sosyal bilimler açısından da bir şekilde bir sol duyarlılık-paradigma tarafından çerçeve edildi.

 

Beğenelim beğenmeyelim 1950’ler, 60’lar, 70’ler ve 80’ler boyunca sosyal bilimlerde varlığını kuvvetle sürdüren-hissettiren Marksist anlayışlardan neşet eden bir olgu vardı: devrimlerin ve devrim benzeri olayların devrimlere gönderme yaparak değerlendirilmesi veya değerlendirilmeye layık görülmemesi.

 

Bundan kastım devrimler ve darbeler konusunda bize sistematik bir teorik düşünüş çerçevesi ve çabası sunmaya çalışan bir sağ paradigma olmamış; iyi veya köyü bir sol paradigma varolagelmiştir.

 

Özellikle, 1789 Fransız devriminden sonra Avrupa’da Marksizm’in ve Sosyalizm’in yükselişinden itibaren; Marksizm’in siyaset alanını devrimler ve karşı devrimler biçimde teorize etmeye çalışmasından ve 100-150 yıllık bir dönem boyunca bunun kazandığı entelektüel prestijden ötürü, bu yaklaşım ön plana çıktı.

 

Ve farkına varalım varmayalım devrimler ve darbeler konusuna yaklaşımımızı ve düşünce biçimimizi etkiledi. İşte bu yaklaşım tarzı açısındadır ki zaten 27 Mayıs kritik bir nokta oluşturuyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.