Aktöre hibe edilmiş bir hayat: Giydirici

"Sir" unvanı almış bir oyuncunun giydiricisiyle olan ilişkisini ele alan oyun, izleyiciyi; savaşın, insanlar ve yaşamlar üzerinde nasıl yıkıcı bir gücü olduğunu, tiyatro tutkusunun insanı nasıl hayata bağladığını, bir aktörün egosu, yıkıcı hırsı, sadakat, adalet, karşılıksız sevgi, kavramları üzerinde de düşündürüyor...

20.02.2017 17:19
Sevil-Özdemir

sevilozdemir1@gmail.com

 

"Aktörler anılarda yaşarlar. Yaşamın en güzel yanı ölümden sonra anılmaktır."

 

Sezonun ikinci yarısında, Devlet Tiyatrosu, büyük bir atakla dikkatleri üzerine çeken bir oyun sahnelemeye başladı. Ronald Harwood'un efsane eseri "Giydirici"

 

"Giydirici" aynı zamanda oyunun yönetmeni olan Hakan Çimenser ve yine aynı zamanda yönetmen yardımcısı olan Celal Kadri Kınoğlu'nun izlemeye doyum olmaz performanslarıyla iki perdelik bir görsel şölene dönüşüyor...

 

2. Dünya Savaşı'nın sürdüğü yıllarda, İngiltere'de, ülke bombardıman altındayken, tiyatroyla ayakta kalmaya çalışan bir topluluğun hikayesi bu... Turnede, başlarında savaş uçakları uçarken, her yere bombalar atılırken, tiyatro yapmak için çabalayan bu ekip, başrollerin adamı Sir'ün, yaşadığı buhran sonucu 'Kral Lear' oyununun repliklerini unutması ve sahneye çıkamayacak kadar kötü durumda olması üzerine, oyunu iptal etmek için seyirciye açıklama yapmaya karar vermişken, 16 yıldır tiyatroda Sir'ün giydiricisi olarak görev yapan Norman'ın buna itirazı olacaktır... "Onlar tiyatroya hayal dünyasına girmeye geliyorlar. Siz onlara git diyorsunuz. Nereye gitsinler, zaten hayatları hayal kırıklığı..." diyerek seyirciyi ne kadar önemsediğini hissettiren Norman, zamanı kısıtlı olsa da, vermis oldugu derin ve icten mesajlarla Sir'ü eski haline ve performansına geri getirmek için elinden geleni yapacaktır...

 

 

"Sir" unvanı almış bir oyuncunun giydiricisiyle olan ilişkisini ele alan oyun, izleyiciyi; savaşın, insanlar ve yaşamlar üzerinde nasıl yıkıcı bir gücü olduğunu, tiyatro tutkusunun insanı nasıl hayata bağladığını, bir aktörün egosu, yıkıcı hırsı, sadakat, adalet, karşılıksız sevgi, kavramları üzerinde de düşündürüyor...

 

Sir hastalandığında dışarı çıkmasını isteyenlere "ben hiç dışarıda beklemedim. Benim yanım içerisi, onun yanı" diyecek kadar çaresizce bağlanmış, 16 yıl boyunca kişiliğini bir başkasının kişiliğine hibe etmiş, onun bütün kaprisleri, egosu, aşağılamalarına rağmen şikayet etmeden işini yapmış, o olmadan nasıl var olacağını bilemeyen bir yardımcının çaresiz çırpınışlarını izlerken, hayatını tiyaroya adamış insanların mücadelesine tanık olacak, en çok da sahne arkasındaki görünmez kahramanların yaşadıklarına bir göz atma fırsatı bulacaksınız.

 

Birçok kez filmi çekilen, defalarca sahnelenen, tiyatro tarihinin en çok bilinen oyunlarından biri olan "Giydirici" tiyatronun birçok dalında çalışmış, kostümcülük de yapmış olan Ronald Harwood tarafından yazılmış, sahnelenmesi zor, çok güçlü bir tekst...

 

Provalara devam edemeyen oyuncunun yerine görev almak durumunda kalan, oyunun yönetmeni Hakan Çimenser, hem yönetmenlik koltuğunda, hem de sahnede, Sir'ün, şimdiki tabirle 'tükenmişlik sendromu'nu seyirciye başarıyla aktarıyor... Oyun 'Kral Lear'ın oynandığı sahnede ve kuliste geçiyor, kulis ve sahne trafiği aksamadan oyun boyunca gidiyor, sahneleri ve kulisi bu kadar başarıyla yönetip, uzun bir oyunu, bir an kopmadan izletmeyi başardığı gibi, aynı zamanda bu kadar zor bir rolü üstlenip, altından başarıyla kalkan Hakan Çimenser'i gönülden kutluyorum...

 

Daha eski tarihlerde, benim yetişemediğim zamanlarda oynayan "Giydirici" performansları için yorum yapamam ama Celal Kadri Kınoğlu, "Giydirici"yi oynamıyor, sanki yaşıyor, rolle bütünleşmek böyle bir şey olsa gerek diye düşünüyor insan... Enerjisini tam olarak rolüne vererek seyirciye Norman'ın bütün hassasiyetini, bağlılığını, Sir ve tiyatro tutkusunu, muzurluklarını, küskünlüklerini, bilgiçliğini, anlık mutluluklarını, hayal kırıklığını tam anlamıyla yansıtıyor ve izleyiciyi alıp kendisiyle birlikte başka bir boyuta taşırken ayakta alkışlanmayı sonuna kadar hak ediyor…

 

Oyunda; Kınoğlu ve Çimenser'in yanı sıra Rüyam Dirin, Hülya Gülşen, Ebru Demirdöven, Aral Seskir, Osman Tunca Soysal, Sinan Cem Çabuk, Evrim Feyza Geboloğlu, İpek Altınöz, Abdullah Yakın ve Cem Şahin yer alıyor. Dekorda Savaş Çevirel, kostümde İnci Kangal Özgür, Işık tasarımda Akın Yılmaz, müzikte Fırat Akarca ve tüm ekibi böyle güzel bir çalışmaya imza attıkları için tebrik ediyor, Devlet Tiyatrosu'nu Profesyonel'den sonra yıllarca kapalı gişe oynayacak bir oyuna daha imza attıkları için kutluyorum.

 

Eğer bilet bulabilirseniz, yılın en iyi oyunlarından biri olan "Giydirici"yi mutlaka izleyin…

 

Oyun Tarihleri:

 

21 Şubat Salı saat 20:00 - Cevahir Sahneleri Salon 2

22 Şubat Çarşamba saat 20:00 - Cevahir Sahneleri Salon 2

23 Şubat Perşembe saat 20:00 - Cevahir Sahneleri Salon 2

24 Şubat Cuma saat 20:00 - Cevahir Sahneleri Salon 2

25 Şubat Cumartesi saat 15:00 - 20:00 - Cevahir Sahneleri Salon 2

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.