Barışa Bak kampanyası çağrı metni

Barışa Bak kampanyası çağrı metni

04.12.2014 23:50
Serbestiyet-

editor@serbestiyet.com

Bugüne kadarki bütün barış denemelerimiz eski devlet aklının karanlık duvarlarına çarpıp parçalandı. Yıllarımızı, canlarımızı, çocuklarımızın geleceğine yatıracak kaynaklarımızı, uzadıkça anlamsızlaşan bir savaşta heba ettik. Ortak aklımız, ortak vicdanımız, bizi bize bağlayan bin yıllık kardeşlik hukukumuz, hakikatimiz felç edildi. Gerçekte var olmayan bir düşmanlığın peşinden 30 yıl sürüklenerek, gençlerimizi namluya sürülen mermiler gibi harcadık. Hep birlikte harcandık. Şimdi ilk defa barışa bu kadar yakınız. Tarihimizin toplumdan en yüksek desteği alan yerli ve bize has projesi Çözüm Süreci’yle, ilk defa barışın kapısına kadar geldik. Artık barışın ışığını görüyor, sıcağını hissediyoruz. Elimizi uzatsak dokunacağız. O kadar yakın, o kadar gerçek. Ama yine yolumuza taş koyanlar var. Hükümet devirme girişimleriyle, sokak isyanlarıyla, provokasyonlarla, itibarsızlaştırma kampanyalarıyla gözümüzü, gönlümüzü, dikkatimizi barıştan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. En küçük aksaklıkta “Süreç çöktü. Böyle barış olmaz” korosu devreye giriyor. Küçük ama etkili bir azınlık, aklımızı çelip bizi yeniden savaşa sürüklemek istiyor. Bütün Türkiyelilere çağrımızdır: Çözüm Süreci, kesintiye uğratılan bin yıllık kardeşliğimizin yeniden tesisine sunulmuş büyük bir imkândır. Gerçek potansiyelimizi açığa çıkaracak büyük bir fırsat, büyük bir nimettir. Yeni Türkiye’nin kuruluşunda bir sıçrama tahtasıdır. Sadece bizim değil, bugün kanlı oyunlarda perişan edilen sınır komşularımızın da aydınlığa çıkış anahtarıdır. Gelin bu defa savaş çığırtkanlarına izin vermeyelim. Onlar bir avuç, biz milyonlarız. Yeni Türkiye’nin yeni ortak aklını, yeni ortak vicdanını hep birlikte inşa edelim. Barışın ağır yükünü bir avuç fedakâr insanın omuzlarına bırakmayalım. İstasyonda tren bekler gibi barışı bekleyip, kenardan seyretmeyelim. Kardeş soframızı el ele, omuz omuza kurup, barışın tatlı meyvelerini hep beraber yiyelim. Bu sofrada hepimize yer var. Büyük barışımızı kurmak için “muhtaç olduğumuz kudret” kadim Anadolu topraklarının geleneklerinde mevcut. Yeter ki dikkatimiz dağılmasın, barışa odaklanalım. Gelin Türkiyeliler; Her şeyi bir kenara bırakalım. Barışa bakalım. Abdurrahim Boynukalın, Ahmet Duvarcı, Ahmet Uzun, Ali Bayramoğlu, Atilla Yayla, Bayram Zilan, Bengül Güngörmez, Berat Özipek, Bilal Macit, Cahit Koytak, Cemile Bayraktar, Cengiz Alğan, Cennet Uslu, Ceren Kenar, Cihan Aktaş, Demiray Oral, Elif Çakır, Enver Alper Güvel, Erol Göka, Etyen Mahçupyan, Fadime Özkan, Fırat Erez, Gülay Göktürk, Gülçin Avşar, Gürbüz Özaltınlı, Halil Berktay, Halime Kökçe, Haşmet Babaoğlu, Hidayet Ş. Tuksal, Hilal Kaplan, Hüseyin Hatemi, İdris Kardaş, İhsan Bilgin, İlhami Işık, İzzet Yaşar, Kezban Hatemi, Kurtuluş Tayiz, Kutluğ Ataman, Levent Korkut, Leyla İpekçi, Mahmut Övür, Markar Esayan, Merve Şebnem Oruç, Meryem Gayberi, Murat Yılmaz, Mustafa Acar, Nagehan Alçı, Nurhayat Kızılkan, Oral Çalışlar, Orhan Miroğlu, Osman Can, Ömer Çaha, Özlem Çağlar Yılmaz, Rasim Ozan Kütahyalı, Serdar Kaya, Setenay Yüksel Olguner, Sinan Çetin, Süheyb Öğüt, Tuncer Köseoğlu, Ufuk Coşkun, Ümit Fırat, Ümit Kurt, Üstün Bol, Vahap Coşkun, Yalçın Arı, Yaprak Zihnioğlu, Yasemin Yıldırım, Yıldıray Oğur, Yıldız Ramazanoğlu, Yusuf Şahin.
Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.