Taş ocakları ve çamfıstığı

Bu yıl bölgenin en önemli dertlerinden birisi de yangınlar. Yangınlarda, binlerce hektarlık çam ormanı yok olmuş. Dikili ve Bergama’nın yeşil alanları yangınlarda çıplak tepelere dönüşmüş. Zamanında müdahale edilmediği, havadan söndürme çalışmalarının aksadığı yönünde ciddi şikayetler var.

17.09.2019 09:03
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

Cumhurbaşkanı’yla büyükşehir belediye başkanlarının buluşması, İmamoğlu’nun oturduğu çürük sandalye polemiği üzerinden yürüyor. Aslında buluşma, önemli ve yararlıydı. Çoğunluğunu muhalefet partili başkanların oluşturduğu isimler, görüşmeden memnun ayrılmışlardı. Dün telefonla görüştüğümüz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in izlenimleri de olumluydu:

“İzmir, Ankara’nın gözardı ettiği bir kent. Cumhurbaşkanı’yla buluşma umut vericiydi. Tekrar edilmesini temenni ediyoruz. Bu buluşmalarla dertlerimizi, ihtiyaçlarımızı duyurma imkanı bulabiliriz.” Bir yumuşama, ortaklaşa çalışma konusunda olumlu bir deneme imkanı.

 

Ancak sonunda “kırık sandalye” konusu da iktidar-muhalefet arasında polemiğe dönüştü. Bir haftaya yakın bir süredir Çandarlı-Dikili çevresini dolaşıyoruz. Bölgedeki, dostlarımızı ziyaret ediyoruz. Gazetemizin İzmir Temsilcisi Banu Şen’le de, bölgedeki sorunları konuştuk. “Taş ocakları, ciddi çevre sorunlarına neden oluyor. Kozaklı çevresinde bir köyün arazisi içinde dört taş ocağına izin verilmesine köylüler tepkililer.

 

Bölgenin değerli fıstık çamları bu nedenle tahrip ediliyor, yeşil alanların kökü kazınıyor” dedi. Bu yıl bölgenin en önemli dertlerinden birisi de yangınlar. Yangınlarda, binlerce hektarlık çam ormanı yok olmuş. Dikili ve Bergama’nın yeşil alanları yangınlarda çıplak tepelere dönüşmüş. Zamanında müdahale edilmediği, havadan söndürme çalışmalarının aksadığı yönünde ciddi şikayetler var.

 

Zeytinyağı tüketmeyen ülke

 

Bölgenin en önemli gelir kaynaklarından birisi zeytincilik. Ancak, bu konuda da ciddi sorunlar bulunuyor. En önemlisi son yıllarda artışlar göstermesine rağmen ülkemizdeki zeytinyağı tüketiminin çok az olması. Sağlık açısından değerli olan zeytinyağının Türkiye’de kişi başına yıllık tüketimi hâlâ 1.4 kg. Bu rakam Yunanistan’da 12.8, İspanya’da 11.3. Lübnan, Tunus ve Ürdün’de 3 kg üzerinde. Atina Anayasası’nda yer alan ve Aristotle tarafından kaleme alınan “Devlet malı veya özel mülkiyet farkı olmaksızın, zeytin ağacını kesen veya deviren herkes mahkemede yargılanacaktır eğer suçlu bulunurlarsa idam edilmek suretiyle cezalandırılacaklardır” sözü zeytin ağacının tarihteki yerini ve önemini anlatıyor.

 

Dünya Bankası verilerine göre, 250 milyona yakın zeytin ağacımız; yıllık 170.000 ton zeytinyağı üretimimiz ve 2 milyar TL kazancımız var. 230.000 aile zeytincilikle uğraşıyor. Maalesef, bölgede yerel çiftçilerin gayretiyle ayakta kalmaya çalışan zeytincilik, hâlâ bu alandaki ülkelerin çok gerisinde.

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.