Ana SayfaYazarlarReşat Çalışlar’dan “Gariplikler”

Reşat Çalışlar’dan “Gariplikler”

 

Bu ay bizim ev, iki kitap birden üretti. İpek’in (Çalışlar) Latife Hanım kitabı yeni bilgilerle zengileştirilmiş olarak Yapıkredi Yayınları’ndan çıktı.

 

Sessiz sakin şekilde bilgisayarın başındaki Reşat (Çalışlar) ise yeni bir kitapla karşımızda. Romanın adı, Gariplikler (H20 Kitap). Edebiyat profesörü, eleştirmen ve yazar (Reşat’ın İst. Üni. Yüksek Lisans tez hocalarından) Nazan Aksoy’un deyimiyle, “Reşat’ın romanı, biz 50 yaş üstü kuşak için, yeni dünyayı anlamamızı sağlayacak bilgiler veriyor. Youtuberlar, sosyal medyanın değişik boyutları, sanal alem, açıkçası günümüz gençliğinin dünyasına bir yolculuk yapıyoruz.”

 

Aksoy’un dikkat çektiği bir nokta ise şu: “Kitabın bir yerinde edebi/felsefi kültürün babaları Habermaslar’dan söz ederken, onu Orhan Veli’ye bağlayabiliyor. Demet Akalın’ın şarkılarına dalmışken, Amy Winehouse’a Kurt Cobain’e ulaşıyoruz. Derken DJ Şinasi’nin maceralarına tanıklık edebiliyoruz. Hepsi birbirine bağlanabiliyor.”

 

Ufuk Uras toplumsal boyuta dikkat çekiyor: “Reşat’ın kitabı, bildik algılama kalıplarını mizah bombardımanıyla alt üst ederek, okurun ilgisini hak ediyor. Türkiye’nin panoramasını, sıkıntılarını, hayallerini, açmazlarını müthiş bir zeka fırtınasıyla gözler önüne seriyor.”

 

‘Yüzeysel olanı derin sularda hicvetmek’

 

Reşat’la aynı kuşaktan klinik psikolog Esma Günay’ın değerlendirmesi şöyle: “Kitabı okurken; Baudrillard’ın simulasyon kuramı, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı ve Gülse Birsel’in dizi senaryoları çağrıştı zihnimde. Kitap yüzeysel olanı, derin sularda hicveden bir yapıya sahip. Bu nedenle biraz sofistike bir dili olduğu söylenebilir. Popüler olanın aptallık ve şark kurnazlığı arasındaki gel-gitlerini yer yer insanı rahatsız edecek düzeyde bir şeffaflıkla irdeliyor. Günümüz Türkiye’sindeki ‘popüler’ insan profillerinin, hem sınıfsal hem sosyal hem de entelektüel düzlemde analizini yapan kitap, görünenle görünenin ardındakinin farkını okuyucuya aktarmaya çalışıyor.”

 

Kitabın zor yanı, kahramanlarının çokluğu. Zaman zaman kişileri izlemekte zorlanıyorsunuz. Prof. Aksoy’un yorumu şöyle: “Bu yeni bir tarz. Bunu bilerek yapan yazarlar var. Reşat da böyle bir deneme yapmış.”

- Advertisment -