Deprem aklımızı başımıza getirsin...

Her gün nüfus ve yapı olarak yoğunlaşan bu şehirde olası bir depremde doğalgaz ve su hatlarında meydana gelecek arızaların neler yaratacağını tahmin etmek zor değil. Kentsel dönüşüm rant olan bölgelerde yaşandı, toplum deprem konusunda eğitilmedi, toplanma alanları imara açıldı ve yapı denetimi yasasına kamusal bir işlev kazandırılmadı.

27.09.2019 11:48
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

17 Ağustos 1999 depreminde Büyükada'daydık. Büyük sarsıntılar yaşasak da adalarda kayda değer bir zarar meydana gelmedi. Ama günler süren artçı depremlerde panjurların çatırtısı, martıların çığlıkları ile birleşti, bizler de çok ürkütücü günler yaşadık.

 

Deprem sonrasında geceleri komşumuz ressam Tiraje Dikmen'in bahçesinde geçirdik. Tiraje artçı sarsıntılara aldırmıyor, yatağında yatmaya devam ediyordu. O günlerde Tiraje'nin misafiri olan Güzin Dino ile birlikte bahçede sabahlıyorduk.

 

Asıl felaket Yalova, Karamürsel ve Gölcük'te yaşandı. Resmi rakamlara göre 17 bin kişi yaşamını yitirdi. Binlerce bina yerle bir oldu. Felaket bölgesine gittik. Yok olan ailelerin, yalnız kalmış çocukların öykülerini dinledik.

 

Gölcük Depremi, ağır maddi hasarın yanısıra, toplumsal psikolojimizi de alt üst etti. İnsanlar kendilerini nasıl koruyacaklarını bilemediler. İstanbul’u terk edenler oldu.

 

Deprem değil çürük bina öldürür

 

Yapılması gereken belliydi. Öncelikle çürük binaların temizlenmesiyle işe başlanmalıydı. Bir imar seferberliği şarttı. 1999 depreminin ardından 20 yıl geçti. İstanbul'da çok sayıda yeni bina yapıldı, bir kısım eski bina da yıkıldı.

 

Ancak Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları, binaların depreme hazır olmadığına dikkat çekiyor: "İstanbul’da var olan yapı stokunun yüzde 65’i kaçak. Geçen yılki imar barışı düzenlemesiyle bu yapılar yasallaştı ve bunun anlamı mevcut kaçak yapıların deprem anında yıkıma terk edilmesi oldu.

 

Her gün nüfus ve yapı olarak yoğunlaşan bu şehirde olası bir depremde doğalgaz ve su hatlarında meydana gelecek arızaların neler yaratacağını tahmin etmek zor değil. Kentsel dönüşüm rant olan bölgelerde yaşandı, toplum deprem konusunda eğitilmedi, toplanma alanları imara açıldı ve yapı denetimi yasasına kamusal bir işlev kazandırılmadı.

 

Bu bizim olası bir depreme hazırlanmak yerine geri gittiğimizi gösteriyor.” Bir söz var: “Deprem öldürmez çürük bina öldürür.” İstanbul'da 26 Eylül’de yaşadığımız deprem, ciddi bir hasara neden olmadı. Umarım uyarıcı bir etkisi olur. Çürük binalar konusunda biraz olsun aklımızı başımıza toplarız.

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.