Çözümden ‘endişe’li modernler...

Slogancı şiddet dilinin, ana akışın önünü kesemeyeceğini düşünüyorum. Geleceğimizin şekillenmesi bağlamında, temel değişim göstergelerinden biri, demokratikleşme. Batı ile olan sorunlu ilişkimizin başlıca nedenini de bu konu oluşturuyor.

20.09.2019 09:47
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

Katı ulusalcı kesimin bazı sözcüleri, “Kürt meselesinde yeni çözüm ihtimalinin sahneye konmak istendiği”ne ilişkin yazılar yazıyorlar. Çözüm sürecinde de tıpkı bugünkü gibi “analar ağlamasın” diye yola çıkıldığını hatırlatıyorlar.

 

Çözüm süreci günlerine gönderme yapan bir köşe yazarı, yeni bir çözüm ve diyalog arayışının başlama ihtimaline endişe içinde dikkat çekiyor. Aslında, CHP ve “laik” kesim, son aylarda, Kürt meselesinde geçmişe kıyasla daha ılımlı bir yaklaşım içinde.

 

31 Mart-23 Haziran seçimlerinde, CHP adaylarına HDP'den gelen destekle belirginleşen bu durum, siyasete yeni dengeler getiriyor. Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım atanmasına karşı CHP yönetiminden gelen tepki ve dayanışma açıklamaları, bunu pekiştiriyor.

 

“Laik” blokta, bu yeni yönelimi kabullenmeyen militarist-katı ulusalcı bir kanat da var: AK Parti'yi geçmişte Kürt meselesindeki politikasından rahatsız olarak “ihanet süreci” içinde olmakla suçlamışlardı. Aynı çevreler bu kez CHP’nin yeni açılım eğilimlerini tehlike olarak görüyorlar.

 

Çatlak mı?

 

Son dönemde AK Parti içinde farklı tartışmalar, yeni arayışlar var. CHP’nin, katı ulusalcılar tarafından sıkıştırılması, AK Parti için bir imkana dönüşebilir mi? Suriye’de yoğunlaşan kriz üzerinden AK Parti eksenli bir “milli cephe” kurma fikri bazı ulusalcılar arasında ilgi görüyor.

 

Bu ilgi CHP'yi de zorlayabiliyor. Kürt meselesinde tepkili olan bu çevreler, böylece kendilerine yeni bir milliyetçi zemin bulabiliyorlar. İşin aslı şu ki, son bir yıl içinde siyasette taşlar yerinden oynamış bulunuyor.

 

Slogancı şiddet dilinin, ana akışın önünü kesemeyeceğini düşünüyorum. Geleceğimizin şekillenmesi bağlamında, temel değişim göstergelerinden biri, demokratikleşme. Batı ile olan sorunlu ilişkimizin başlıca nedenini de bu konu oluşturuyor.

 

Türkiye’nin genel demokratikleşme süreci, bence, Kürt meselesindeki çözüm imkanlarıyla doğru orantılı bir hızla yoluna devam edecek. Değişim yalnızca ulusalcı cephede değil. Dindarlarda da önemli bir farklılaşma ve sorgulama gözlüyorum.

 

En önemlisi, Kürtler de barışçı çözüm konusunda bir sorgulamaya yöneldiler. Bu çok taraflı değişimin ve iletişimin etkilerini önümüzdeki süreçte görebileceğiz. İhtimaldir ki yeni sürprizlerle, yeni çözüm imkanlarıyla dolu günler yaşayacağız.

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.