Ana SayfaYazarlarAvrupa 31 Mart’ı merak ediyor

Avrupa 31 Mart’ı merak ediyor

 

AB ile ilişkilerimizin önümüzdeki dönemde ne yönde ilerleyeceği netleşmiş değil. 13 Mart'ta hazırlanan 2018 Türkiye Raporu, ilişkilerin ciddi biçimde zedelendiğini gösteriyordu. "Türkiye ile katılım müzakerelerinin askıya alınması" istenmişti. İfade özgürlüğü ve yaygın tutuklamalar konusunda oldukça eleştirel bir tutum dikkat çekiyordu. Alman Berghof Vakfı ile PODEM tarafından düzenlenen Çalıştay'da, AB kanadından ilgililerin söylediklerini dinleme imkanı bulduk. Onlar da, Türkiye'nin tezlerini ve tepkilerini dinleme, anlama ve yorumlama şansını elde etti. Berlin'deki toplantı, bu raporu yeniden anlamak ve yorumlamak için vesile oldu. 2018 Raporu, demokrasi ölçütleri açısından,Türkiye'deki durumu, "AB, üyelik müzakerelerinin askıya alınabilecek" kadar olumsuz görüyor. Bu karar, 751 üyeli AB Parlamentosu'nda 109'a karşı 370 oyla kabul edilmiş, 143 parlamenter çekimser kalmıştı. Bağlayıcılığı bulunmasa da, raporun AB'deki genel eğilimi yansıttığını görmüştük.

 

Liderler Türkiye'ye esnek davranmıyorlar

 

Mayıs ayında AB Parlamento seçimleri yapılacak ve üyeler yenilenecek. Yeni Parlamento'da durum değişir mi? Böyle bir beklenti söz konusu değil. Berlin'deki buluşmadan edindiğim izlenim şu:

AB, Türkiye ile ilişkilerini nasıl yürüteceğini tam olarak netleştirmiş değil. Oylama sonucundan da görülebildiği gibi, AB Parlamentosu’nun yarısına yakını, Kati Piri'nin raporundaki sert çıkışa yakın durmuyor. 'Başka bir dil ve yaklaşım bulmalıyız' diyen güçlü bir eğilimin olduğunu söyleyebiliriz. Bu eğilimin güçlenebilmesi için, Türkiye'nin de bazı ciddi adımlar atması gerekiyor. "Kavala Davası" iddianamesini ve sanıklar hakkında "ağırlaştırılmış müebbet hapis" istenmesini "anlayamadıklarını" söylüyorlar.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN

 

 

- Advertisment -