1886’da Büyükada’da su arıtan fabrika

“Şimdi bir şey söyleyeceğim, inanmayacaksınız: Yirminci konfor asrında, cayır cayır kavrulan Büyükada'nın muntazam kanalize edilmiş, bol, tatlı suyu vardı. Bu hayrat, Kazoğlu isminde bir Rum’un eseri idi. Nizam'da ufak bir fabrika kurmuş, denizin suyunu, borularla evlere verirdi.”

24.09.2019 11:04
Oral-Çalışlar

oralcalislar@gmail.com

 

Sabah günlük ada yürüyüşümüzü yaparken Büyükada vapur iskelesinde çalışan arkadaşlarımızı gördük. Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu, Ali Erkurt, Bülent Özden, Oğul Özden, bir ellerinde tutkal, diğerinde Sabah Joaillier'in fotoğraf stüdyosu arşivinden derlenmiş tarihi Büyükada (1885-1920) fotoğrafları. Sergi hazırlıyorlar.

 

Tasarımını da Savaş Çekiç yapmış. Tarihi iskeleye çok yakışan bu sergi, kamusal alanların kültürel etkinlikler için kullanıldığı ilk örnek belki de. 20 Kasım’a kadar açık. Koleksiyon, Joaillier ailesinin beşinci kuşak üyesi Fabrizio Caseretto’ya ait. Fotoğraflardan birisinde “Kazoğlu Su Fabrikası”ndan söz ediliyor. 1886'da Büyükada Nizam mahallesinde deniz suyunu arıtan bir fabrika kurulmuş. Belgelere göre; 28 Mart 1886 Pazar günü, Büyükada’da buhar makinesi vasıtasıyla su ihraç etmek üzere Kazoğlu Hristo’ya imtiyaz verilmiş.. Yazar Ercüment Ekrem Talu, anılarında, Kazoğlu'ndan söz eder: “Şimdi bir şey söyleyeceğim, inanmayacaksınız: Yirminci konfor asrında, cayır cayır kavrulan Büyükada'nın muntazam kanalize edilmiş, bol, tatlı suyu vardı. Bu hayrat, Kazoğlu isminde bir Rum’un eseri idi. Nizam'da ufak bir fabrika kurmuş, denizin suyunu, borularla evlere verirdi.”

 

San Pacifico’da Konser

 

Bu yıl, çöp yığınlarını 7. Kıta olarak tanımlayarak, çevresel kirliliğe dikkat çeken 16. İstanbul Bienali’nin bir ayağı da Büyükada’da. Bienal’e paralel olarak değişik kültürel etkinlikler de sürüyor. “Prens Adalarında Levantenlerin Yaşam Tarzı” üzerine bir konferans düzenlendi. İstanbul'dan ve dünyanın değişik yörelerinden Levantenler Büyükada'ya geldiler. Konferansın ardından sergiye gelen Levantenler ve bir grup konuk, Mimar Korhan Gümüş'ün rehberliğinde, Levanten evlerini gezdiler. 100 küsur yıl önce, belediye hizmetlerinin kurumsallaşmasında adaların oynadığı öncü rolü ve Levantenlerin etkisini hatırlamış olduk. Pazar gecesi Büyükada San Pasifico Latin Kilisesi’nin kapısında uzun bir kuyruk vardı.

 

İzleyicilerin yarısı dışarıda kalmıştı. Bienal kapsamındaki konserin sıraları günler öncesinden ayrılmıştı. İngiliz yönetmen James Ross'un şefliğinde değişik uluslardan genç sanatçıları dinledik. Çoğunun hocası Cem Mansur’du, öğrencilerini izlerken de heyecanlıydı. Konserin dikkat çeken solisti Özlem Çelik’ti. Samsun Opera ve Balesi'nde çalışmalarını sürdüren Çelik, “Women of the World” Orkestrası’nda solist klarnetçi olarak Avrupa’da konserler veriyor. Adalar, yaza sanatsal etkinlikler eşliğinde veda ediyor.

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.