İnşirah

Ruhun yara aldığı her seferinde bir yardım ümidi de vardır. Bu kez bir el uzanacak ve beni buradan çekip çıkaracak. O el uzanmadığında hayal kırıklığı ve güven kaybı büyür. Ama belki de o el çok önceleri bize uzanmıştır da farkında değilizdir. Belki göğsümüzü genişletecek olan yanı başımızdadır.

08.05.2017 14:38
Kemal-Sayar

kemalsayar@gmail.com

 

‘Hiç doğmamış olmayı dilerdim’. Bu cümle terapi odasının orta yerine mıhlanıyor, doktoru hareketsiz, hastayı geleceksiz bırakarak havada asılı kalıyor. Mazinin derin dehlizlerinden yolunu bulmuş bir uğultu, yaşayan her şeyi donduruyor. O, orada kaldığı sürece kımıldayacak bir boşluk bırakmıyor bize, nereye kıpraşsak orada bir heyula gibi yolumuzu kesiyor. Kimi insanlar hayat boyu bir yük taşıyorlar sırtlarında, onu yitirmeye kıyamıyor, denklerini çözüp yeniden bağlayarak bir ömrü tüketiyorlar. ‘Yorgunum o halde varım, bir yüküm var o halde varım’. Nicedir buraya geliyor, ama galiba bir tavsiye almaktan çok kendi sesinin bu odada nasıl yankılandığını duymak istiyor. Beni kendi acısına tanık tutmak için karşımda oturuyor ve ne konuşursak konuşalım, başladığımız yere geri dönüyoruz. Kısa süreliğine içine alıyor sesimi, ne ki mazinin feryatları kısa sürede bu sesi de boğuyor ve ona yaşadığı her şeyin, kocaman bir mağlubiyete  dönüştüğünü haykırıyor. Onca acının yüküyle kamburlaşmış bir beden, ama onları salıvermeye de kıyamıyor. Kendisini onlardan geçirerek tanımlayabiliyor sadece,  kıblesi kendi mağduriyeti. Ruhun yaralarından kendilerine bir harita çıkaranlar, işaret yıldızı olarak sadece o yaraları takip edenler, ne kadar yürürlerse yürüsünler yolları hep uzun ve soğuk bir geceye, çocukluğa çıkar.

 

Kendimizi nasıl hikaye ediyoruz? Bütün mesele burada düğümleniyor. Zira bizi mutsuz eden şey olayların kendisi değil, bizim onlara verdiğimiz anlam. Onca zorluktan arta kalan bir insanın hikayesini, geçmişin zehirli oklarıyla delik deşik edilmiş bir kazazedenin hikayesi olarak mı okuyacağız, yoksa her şeye rağmen direnmiş, düştüğü yerden kalkmayı bilmiş mukavim bir ruhun hikayesi olarak mı? Kendi hikayemizi nasıl yazdığımız, ıstırapla nasıl baş ettiğimize dair bir fikir veriyor. Yeterince iyi anne babalık görmemiş birinin ömür boyu bu mahrumiyeti bayraklaştırması bir şeydir, bu kişinin kendi çocuklarına doğru bir anne babalık yapabilmek için imkanlarını seferber etmesi bir başka şey. İlkinde hayatı tüketen, diğerinde ise onu onaran bir taraf var. Ne kadar canlıyız? Hayata bir şeyler vermeye ne kadar gayret ediyoruz? Kendimizi ‘korunmaya muhtaç’ bir çocuk olarak hikaye ettiğimizde hayattan hep istemeye hakkımız olduğunu düşünüyor ve ona bir şeyler  vermeye yanaşmıyoruz. Canlılık hayata katılmaktır, onunla ve onu oluşturan her şeyle bir alış verişe girmektir. Bizi de içine alabilen bir hayat daha zengindir, tıpkı hayatı içimize aldığımızda bizim zenginleştiğimiz gibi. ‘Her türlü keder’ diyor Karen Blixen,  ‘bir hikayeye dönüştürüldüğünde veya bir hikaye anlatabildiğinde, tahammül edilebilir hale gelir’.

 

Çocukluğun yaralarından özgürleşmenin, zorlukları alt ederek olgunlaşmanın binlerce yolu var. ‘Yaralı çocuk’a saplanıp kalmak bizi gitmekten, gelişmekten alıkoyar. Değişmekten korkarız: Yetersizlik, değersizlik ve reddedilme hisleri ruhumuzu öyle bitap düşürmüştür ki ışıltılı bir geleceğe bir yol bulabileceğimizi aklımıza bile getiremeyiz. Hayat bize o ilk yaraların merceğinden kırılarak ulaşır. Renkler, şekiller, sesler içimize değmeden önce, o merceğin inhiraf süreçlerinden geçer. O ilk acı, ilk örselenme iyileşmediği sürece erişkin hayatımızda kendisini daima tekrar etme eğilimindedir. Acının melankolisi.

 

Sevgi, zekayı büyüten tek duygudur. İnsan kalbiyle kendisine değecek, onu kendi varlığı içinde doğru bir biçimde görecek, onunla olacak birini arıyor. Sevginin içimize girmesine izin vermemiz gerek. Gözlerinde ışıltıyla bize bakmakta olan kişinin bu sevgisini ne kadar alıyoruz içeri? Onun bizi sevmesine izin verebiliyor muyuz? Bu dünyada insanın uğrayacağı en büyük kötülüklerden biri, kayıtsız kalınmaktır. Görünmez ve duyulmaz olmak.  Biri varlığımıza bir yankı, acımıza bir cevap versin isteriz. Bazı yaralar iyileşmez, sadece anlaşılmak ister. Ancak anlaşıldıklarında geçip giderler, hatta başkalarının acılarını ifade edebilmeleri için bir kanal oluşturarak. Vermek almaktır. Bizden esirgenmiş olanı biz başkasından esirgemediğimizde, ıstırap bir armağana dönüşür.  Benden esirgenmiş olan beni utandırmasın yeter ki, bu benim kusurum değildi, yaşadıklarım beni daha az insan yapmaz. Tam aksine başkalarına sevgi, anlayış, nezaket ve merhametle yaklaşabilmem için bana bir yol açar.  Acı tiryakiliğinden kurtulabilmek için o incinmiş çocuğu iyileştirebilmemiz gerek. Başka insanları, bizim geçmişte karşılanmamış çocuksu ihtiyaçlarımız için zorlamak, insan ilişkilerinde hüsran doğuruyor. Oysa sevmek feragat edebilmekte gizlidir. Benden esirgenmiş olanı kimseden istemiyorum. Sevdiğime yer açmak için, kendi benliğimi geri çekiyorum.

 

Ruhun yara aldığı her seferinde bir yardım ümidi de vardır. Bu kez bir el uzanacak ve beni buradan çekip çıkaracak. O el uzanmadığında hayal kırıklığı ve güven kaybı büyür. Ama belki de o el çok önceleri bize uzanmıştır da farkında değilizdir. Belki göğsümüzü genişletecek olan yanı başımızdadır.

 

Daraldığında, sıkıldığında, hiç doğmamış olmayı dilediğinde İnşirah’ı oku.

 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(28)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Fatmaelif8.05.2017 16:12:56
Çok kişinin ortak sorunu çaresizlik yalnizlik bu tür konulara dahacok yer vermeniz dilegimle çok teşekkurler saģliklar saygilar
Berin aral8.05.2017 16:20:53
Her yazinizi hayranlikla okuyorum.cok tesekkur ederim.kendi kendime buldugum seylerin,cozumlerin,cevaplarin hatta bazen cozumsuzluklerin bile sizin yazdiklarinizda karsima cikiyor olmasi icimi ferahlatiyor.sagolun, varolun.
Beyza8.05.2017 16:34:06
Harika ! Yüreğinize sağlık.
Yasemin 8.05.2017 16:43:39
Harika bir yazı elinize emeğinize kaleminize sağlık hocam teşekkürler 🙏🙏
E. Nur Öztekin8.05.2017 17:09:42
Kemal Sayar''ı her okuyuşumda ümit dolarım ve bu hiç değişmez :)
SEMA8.05.2017 17:19:50
Hocam inşirah süresi gunümün başlangıç duasidir anlam ve meali hayat seçimin dur çok seviyor ve uyguluyorum selamlar herkese de tavsiye ediyorum
Yasemin Basoz8.05.2017 17:30:41
Muhtesem bir yazi..tam yaralarimiza dokunuyor..nasil faydali oluruz yakinlarimiza..daha cok sevgi gostererek mi.daha cok yazin lutfen..Allah razi olsun hocam.
Mahmut Öztürk8.05.2017 17:43:31
Hocam, elinize-fikrinize sağlık. Güzel tespitlerde bulunmak sizin kaliteniz zaten. Bir ekleme yapmama izin verin: Bizde acının bu kadar sevilmesi ve şiirleştirilmesinin bir çok sebebi var ama ben konuya emek noktasından bakmak istiyorum. Bizim, maalesef, sevmemiz de, yermemiz de, sevinmemiz ve üzülmemiz de bedavacılığa dayanıyorsa uzun sürüyor. Aslında değişim istemeyen yani olanla yetinen haller, tavırlar, ilişkiler en çok sevdiklerimiz... Hocam biz, bizden azıcık gayret isteyen her şeyden de uzağız. Haddim olmayarak, bir çok sosyo-psikolojik rahatsızlığımızın altında yatan sebebin bildiğimiz ''tembellik'' olduğunu söylemek istiyorum.
Seyhan Berrak8.05.2017 18:24:04
Öncelikle İyi ki varsınız. inanç psikoloji ile birleştiğinde mükkemmel sonuçlar doğuruyor inşirah suresinin faydasını biliyorum bizzat hayatımın bir döneminde yaşadım da ama bu makale tek kelime ile müthiş
8.05.2017 18:38:44
Bazı kelimeler enerjisini içinde saklıyor ne guzel bir kelime seçmşsiniz söylerken ferahlatıyor
8.05.2017 20:40:36
Masaallah. Kaleminize kuvvet.
Meryem8.05.2017 20:52:48
Hep yaşananların üstüne nasıl uygun düşer bu yazılar?
8.05.2017 21:56:06
Harika bir yazi ve harika bir insan Kemal Sayar.Elleriniz dert gormesin hocam.
Sabire8.05.2017 22:48:45
Hocam herzamanki gibi ruhumuza dokunuyor
son mohikan9.05.2017 01:05:46
kültürel hem bilimsel anlamda iyi.Yoruma başladığım cümlenin ise klişe olduğunu düşündüğümden okumayı bırakmak üzereydim ama bitirdim.Yoğun gerçeklik duygularının içine yine batıcıl psikiyatriye ilişkin klişe cümleler işlenerek devam etmiş.Bize özgü olan bize özgü çözümlere kavuşmadan,bu ülkede hiç bir psikiyatr şifacı olamaz.Sözü geçen-örnek verilmeyen-binbir çözüm yolu da sanırım bize uymayan klişeler. Ah! biraz daha çaba ne çok işe yarardı.Bize özgü görebilmek çözüm yollarını,bilimden-kuramdan ayrılmaksızın.
Fltaner9.05.2017 18:16:56
Kalbinize kaleminize sağlık kıymetli insan...
Esra deniz yılmaz 11.05.2017 10:04:26
İçimi görüp buraya dökmüşsÜnüz.kaleminize sağlık 👌🏻🙏🏻
nezihat11.05.2017 14:05:54
Yüreğinize sağlık sayın hocam.saygılar,teşekkürler,iyi ki varsınız.
Semra kürün11.05.2017 16:16:14
Doğru söz,doğru düşünce, doğru inanç ve terapi alma hastalığına düçar olmamış insanlar içindir tavsiye ve öğütler. Çünkü iman, irade, teslimiyet, tevekkül ve sabır ne için neden bilinmedikçe insanların kendini masaya yatırıp düzelmeleri çok zor.
Hilmi11.05.2017 22:20:22
''İnsan dünyaya acı çekmek için gelir'' der, çoğu mistik felsefe. Hava ile Adem''in yasak elmayı yiyip dünyaya ceza/acı için sürgün edilmesiyle başlar, insanın acı çekmesi de. Büyük acılar çeken insan bunu kabullenirse ''hiç doğmamış olmayı'' dilemez. Saygılarımla üstat...
NURCİHAN12.05.2017 18:43:59
Hepimiz aynı köprüden geçiyoruz. Yaşadıgımız olaylar farklı olsa da anlamlar aynı. Bizi anlatmış KEMAL HOCAM
13.05.2017 23:57:37
Bu yazıda babamın himayesi vardı sanki. Öyle zorlu bir hayat yaşamış ki bazen anlattıkları film gibi gelir bize. Parçalanmış bir aile , sorumsuz ve sevgisiz bir baba profili, maddi zorluklar , küçük yaşta çalışmak zorunda kalmak öyle ki okuyamamak ve daha nicesi... Evlenene kadar aile olgusunun ne olduğunu bilmeyen babam mükemmel bir baba ve ben onunla gurur duyuyorum. Kendisi sevginin s''sini görmeyen babam her firsatta bizi öper, koklar sevgisini dile getirir. Kendisi okuyamamıs babam biz okuyalım diye dişini tırnağına takip didindi. Düzgün bir ailede büyümemiş babam bize düzgün bir aile babası oldu. Öyle de sorumluluk sahibi öyle de mermametli ki... Seninle gurur duyuyorum koca adam. Sen ne güzel mücadele etmişsin.
27.05.2017 23:39:01
Çok sanslisini, Maşallah, kendisine hayırlı güzel uzun omurler. Bu güzel ve olumlu örneklerin milyarlari bulması dileğiyle. .
trkyldrm585814.05.2017 17:54:27
güzel bir teselli tesekkurler.
Aski23.05.2017 20:31:55
Hocamizin tum yazilari kulliyat altinda taplanip yayinlanirsa guzel olur.
Ferhat Cengiz Eral6.06.2017 01:16:43
Hocam dinimizi Kur''an''a uygun yaşadığımız takdirde en güzel terapi ve psikiyatrik tedavi olacağını sizin kaleminizden okunmasının toplumda bazı boşlukları dolduracağını ve ışık tutacağını düşünüyorum.Bu mübarek ayda böyle bir aydınlatmayı sizden bekliyor saygılar sunuyorum.
Zehra Topal6.09.2017 13:27:21
Hocam ćok teşekkür ederim terapiye devam etmekteyim bitmesinden korkuyordum bu yazınız bana ilaç gibi geldi...
Necati20.10.2017 23:13:19
Teşekkürler hocam