Sevan Nişanyan adalet bekliyor

Hukukçu değilim. Ama her insan gibi ben de adaleti hissedebiliyorum ve onu herkes için istiyorum. Nişanyan için de.

02.05.2016 11:15
Berat-Özipek

bekirberat@yahoo.com

 

“Diyelim ki Şirince’de Hasan Dayı’nın elli yıllık ahırı bir gün şiddetli yağmurda çöktü. Hasan Dayı’nın izlemesi gereken prosedür şöyle.”

 

Böyle başlamış Sevan Nişanyan, Şirince Meydan Muharebelerinin Mufassal Tarihçesi kitabına. Sit alanı ilan edilen bir yerde yaşamanın insanlar için nasıl bir kabusa dönüştüğünün ve onların evlerine bir çivi çakarken bile her an kanunu çiğnemek durumunda kalmalarının hikayesini anlatıyor.

 

“Hasan Dayı yıkılan ahırı için önce bir mimar tutup röleve ve restorasyon projesi hazırlatacak. Sonra projeleri alıp Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne gidecek. Müdürlük Koruma Kurulu’na yazıp.” Gerisini tahmin ediyorsunuzdur her halde. Pratik olarak hiçbir köylü, hayatın olağan akışına aykırı olan bu prosedürleri izlemiyor.

 

Kitaptan okumaya devam edelim: “Hasan Dayı iki usta tutar. Bir gece bir kamyon briket getirip ahırını onarıverir. Belli olmasın diye üstünü naylonla örter. Köy heyeti olayı anlayışla karşılar. Kaşla göz arası iş kapanır.”

 

Bu aslında Nişanyan’ın kendi hikayesi. Ama bir farkla: Nişanyan sit alanına ilişkin mevzuatı sessiz sedasız çiğnemek yerine, yedi mahalleye duyurarak, bir tür sivil itaatsizlik şeklinde, alenen, hatta biraz abartarak çiğnedi.

 

Bunu yaparken Şirince’ye çok güzel yapılar kazandırdı. Şimdi 10 yılı kesinleşmiş olmak üzere, toplam 25 yıllık ceza riskiyle hapiste yatıyor.

 

Bu düğümü nasıl çözmeli?

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.