Kartepe Zirvesi ve FETÖ’yü çözmek

Yaşadığımız ve püskürttüğümüz darbenin basmakalıp yaklaşımlarla ele alınmasına bir istisna, 26-28 Ekim’de geldi. İzmit Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen “Uluslararası 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu” dört salonda birbirinden ilginç panellere tanık oldu.

31.10.2017 08:57
Atilla-Yayla



 

Türkiye 15 Temmuz 2016’da sarsıntıları hâlâ devam eden müthiş bir olay yaşadı. Yargı tarafından FETÖ adı verilen, bünyesinde terör unsurunu da barındıran, İslâmî görünümlü, totaliter bir ezoterik örgüt, uluslararası ortaklarıyla birlikte, ülkenin parçalanmasıyla, işgal edilmesiyle, iç savaşla da sonuçlanabilecek bir darbe teşebbüsüne girişti. Bu, “darbekolik” ülkemizin şimdiye kadar gördüğü en sofistike darbe girişimiydi. Püskürtülmesi de âdetâ bir mucize oldu. Başarılı olsaydı, şimdi ya bambaşka ve muhtemelen cehenneme dönmüş bir Türkiye’de yaşama çalışıyor olacaktık, ya da hattâ Türkiye diye bir ülke kalmamış olacaktı. Kahraman milletimiz, siyasilerin de sağlam duruşuyla bu darbeyi önledi.

 

15 Temmuz darbesinin önceki darbelerle benzerliklerinin yanında farkları da vardı.

En önemli farklardan biri teşebbüsün ağırlık merkezinin bulunduğu yerdi. Önceki darbelerde ağırlık merkezi daima (bir bütün olarak veya içindeki bazı unsurlarla) orduydu. Bu sefer ordu mensupları darbenin bileşenlerinden biri olmakla beraber, darbenin beyni sivil toplum içinde gömülüydü. Darbeci askerler totaliter yapılanmanın “imam” adı verilen sivil parçalarının kendilerine verdiği emirleri gerçekleştirmeye çalıştı.

 

Darbe teşebbüsünün bir diğer farklı özelliği ideolojik rengiydi. 15 Temmuz’a kadar tüm darbeler Kemalist askerler tarafından ve Atatürkçülük adına yapılmıştı. 15 Temmuz’a da seküler bir görüntü vermeye çalışıldı, ama bu sefer fail “dinî” bir gruptu. İslâmî bir retorik kullanmakta, mensuplarının itaatini dinsel motivasyonlarla sağlamaktaydı. Buna rağmen laik çevrelerde ve dünyada daha geniş destek bulmak ve toplumu yanıltmak için Kemalist çağrışımlar yapan öğeler kullanıldı. Darbenin görünen yüzü olması planlanan “Yurtta Sulh Konseyi”nin, 1960 Darbesi’nin “Millî Birlik Komitesi” gibi 38 üyeden oluşması, darbe bildirisinde laikliğe ve Batı ittifakının öğelerine sadakate özel vurgu yapılması bunun örnekleriydi.

 

Son olarak bu darbenin uluslararası bağlantıları evvelkilerden daha güçlü ve açıktı. Cumhuriyet Türkiyesi’nde vuku bulan her darbede özellikle ABD’nin payı olduğu artık genel bir kabul. Ama bunun delilleri sınırlı. Buna karşılık 15 Temmuz’da ABD’nin ve/ya NATO’nun katkısı açık. Son olarak, ABD İstanbul Başkonsolosluğu’ndaki bazı görevlilerin FETÖ elemanlarıyla hayatın akışına aykırı bağlantıları ortaya çıktı. Bu da darbenin uluslararası bir tezgâh olduğunu ve FETÖ’nün aslında bir taşeron kimliğiyle hareket ettiğini kanıtlıyor.

 

15 Temmuz olayı, gerek toplum içinde, gerekse bu vakaya daha büyük önem vermesi ve didik didik incelemesi gereken akademi ve medya çevrelerinde tüm boyutlarıyla incelendi mi? Bu soruya maalesef gönül rahatlığıyla evet cevabı veremiyorum. Bu, her bakımdan üzücü ve korkutucu. Sebep olabileceği İlk problem 15 Temmuz’un mahiyetinin tam olarak anlaşılamaması. İkinci problem FETÖ’nün ne olduğunun ve hangi özellikleri bulunduğunun tam olarak kavranamaması. Bunlarla bağlantılı üçüncü sonuç, FETÖ ile hakkıyla mücadele edilememesi.

 

Olay elbette ceza yargısını ilgilendiriyor. Birçok dâvâ aynı anda yürütülmekte. Bazı dâvâlarda, beklendiği gibi,  ağır mahkûmiyet kararları çıktı. Diğer dâvâlar da yakında yine ağır cezalarla biteceğe benziyor. Ancak, olayı sadece hukukla anlamak ve çözmek imkânsız. Çok yönlü ve gayet karmaşık bir vakayla karşı karşıyayız.

 

Akademik dünyada konuya ilişkin çalışmalar var. Ancak bunların çoğu yetersiz; hiçbir yeni bilgi ortaya çıkarmayıp malûmu tekrarlamakta. Medya çevrelerinde de durum çok parlak görünmüyor. Medyanın bir kısmı, belki de medyanın tabiatı icabı, olayın çeşitli unsurlarını ya magazinleştiriyor ya da abartılı, vakanın özünün göze kaçırılmasına katkı sağlayabilecek haber ve yorumlara malzeme yapıyor.

 

Bu korkutucu ortama bir istisna geçenlerde geldi. 26-28 Ekim’de memleketimizin güzel köşelerinden Kartepe’de, İzmit Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bir 15 Temmuz zirvesi düzenlendi. Çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen, uzman ve gazetecinin sunuşlarıyla katıldığı “Uluslararası 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu”nda aynı anda dört salonda birbirinden ilginç paneller gerçekleştirildi. Paneller çok sayıda katılımcı tarafından izlendi. Panel başlıkları bile sempozyumda 15 Temmuz’un ne kadar etraflı biçimde ele alındığını göstermeye yeterliydi. 15 Temmuz’un iç ve dış medyaya yansıması; genel olarak dış dünyanın, spesifik olarak AB, NATO, Almanya, ABD gibi aktörlerin darbe esnasında ve sonrasındaki tutumları; darbenin taşeronunun karakteristik özellikleri; darbenin ekonomi üzerindeki etkileri; Türkiye’de darbelerin ve darbeciliğin tarihi…

 

İzmit Büyükşehir Belediyesi’ni ve ortaklarını tebrik ediyorum. Emeği geçen her kişi ve kuruma da teşekkürlerimi iletiyorum. Bu verimli ve yararlı çabanın hak ettiği ilgiyi görmesi için, tebliğlerin hem basılı olarak hem de hazırlanacak özel bir web sitesiyle sanal ortamda kamuya sunulmasının çok yerinde olacağı kanaatindeyim.

 

Kartepe Zirvesi’nin benzer toplantılar için örnek teşkil etmesini dilerim. 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(3)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Asım Demirkök Malatya Söz gazetesi köşe yazarı31.10.2017 10:25:59
Değerli Atilla Yayla Hocam; Köşe yazılarınız ve bu anlamda değerli fikirleriniz şahsen bana olduğu gibi, diğer okurlarınızın bilgi birikimlerine önemli katkılar sunduğunu biliyorum. Bizim Malatya Yeşilyurt ve İnönü Üniversitemizin ortaklaşa düzenlediği, '' ’Toplumsal Siyasal ve Ekonomik Yönleriyle Darbeler’ sempozyumu sona erdi Malatya’da düzenlenen Toplumsal, Siyasal ve Ekonomik Yönleriyle Darbeler konulu sempozyum, sona erdi. Sempozyumu değerlendiren Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, sempozyumun çok verimli geçtiğini kaydetti. İnönü Üniversitesi ve Yeşilyurt... 14 Eylül 2017 Perşembe 16.52
31.10.2017 10:28:13
Sayın Atilla Yayla Hocamın bilgilerine; ''’Toplumsal Siyasal ve Ekonomik Yönleriyle Darbeler’ sempozyumu sona erdi Malatya’da düzenlenen Toplumsal, Siyasal ve Ekonomik Yönleriyle Darbeler konulu sempozyum, sona erdi. Sempozyumu değerlendiren Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, sempozyumun çok verimli geçtiğini kaydetti. İnönü Üniversitesi ve Yeşilyurt... 14 Eylül 2017 Perşembe 16.52
31.10.2017 10:51:44
Evet;15 Temmuz''da FETÖ var.Ama,esas güç;27 Mayıs''tan beri tüm darbelerde olduğu gibi;ordunun içindeki Kemalist cuntacı damardır.Derinde de ERGENEKON VAR. Zâten,FETÖ ve ERGENEKON yapışık ikiz iblistir.