Ali Sunal’ın “Güldür Güldür Show”daki müdahaleciliği

“Güldür Güldür Show” birkaç meziyeti sayesinde insanların yoğun ilgisini çekiyor ve gelişerek yoluna devam ediyor. En başta vurgulanması gereken, senaristlerin hayatı gözleme, insan davranışlarını tespit etme, halk arasındaki her tür dili belleme yeteneği. Bir diğer özellikleri, siyasetin, günlük polemiklerin baştan çıkartıcı cazibesine kapılmamaları; illâ da ideolojik propaganda yapma saplantısından uzak durmaları; skeçleri siyasî ve ideolojik mücadelelerin aracı kılmamaları.

27.06.2017 10:10
Atilla-Yayla



 

Merhum Kemal Sunal en sevdiğim komedyenlerdendi. Bütün filmlerini ezberledim. Başka birçok vatandaş gibi, bazı filmlerini her ne zaman karşıma çıksa tekrar seyrediyorum. Kemal Sunal o kadar başarılıydı ki, filmlerini çekerken çok küçük veya doğmamış olan  kimselerin dahi, filmleri üzerinden ona sevgi ve saygı beslediğine dair birçok gözlemim var. Demek ki Kemal Sunal’ın filmlerindeki gibi saf, iyimser Anadolu çocuğu olmak, temizliğin daima galip gelmesi toplumda bir karşılık buluyor.

 

Bazen babaların mesleği çocukları tarafından takip edilir. Çocuklar babanın maddî mirasından olduğu gibi manevî mirasından da yararlanır. Böylece işe sıfırdan başlamamış olur. Sanırım Ali Sunal da bu durumda. Büyük bir sanatçının yine oyuncu olan oğlu. Başarılı işlere imza atmakta olan bir yetenek.

 

Ne var ki Ali Sunal’ın yaptığı şeylerin beni rahatsız ettiği, bazen kızdırdığı bir yer var: Show tv’de yayınlamakta olan “Güldür Güldür Show” programındaki kimi karar ve hareketleri. Daha doğrusu, skeçlerin akışına yaptığı müdahaleler.

 

Haddini bilmeye çalışan bir insanım. Sanattan fazla anlamam. Bu yüzden tiyatro sanatı ve komedyenlik üzerine ahkâm kesecek değilim. Şimdi söyleyeceklerim bir amatörün, meraklı bir seyircinin düşünceleri olmaktan öteye geçemez. Ama yine de yazıp yazmamayı bir süredir düşündüğüm noktaları dile getireceğim. Beni bu konuda cesaretlendiren, eleştirilerimi paylaştığım birkaç arkadaşımın benimle hemfikir olması. Bunun yanılma, saçmalama ihtimalini azalttığını düşünüyorum. En azından öyle olmasını diliyorum.

 

Derdin kasvetin bininin bir para olduğu bir ülkede yaşıyoruz. İnsanlarımız arasında somurtkanlık, bezginlik, karamsarlık çerez tüketimi kadar yaygın. Böyle bir sosyal ortamda bizi gündelik hayatın ağır streslerinden uzaklaştıracak güldürü tipi sanat çalışmalarına çok ihtiyaç var. Televizyon ise hâlâ aşılamamış bir eğlence aracı olarak bu çalışmaların halka ulaşmasına en büyük katkıyı yapabilecek durumda.

 

“Güldür Güldür Show” tam da böyle bir program. Birkaç meziyeti sayesinde  insanların yoğun ilgisini çekiyor ve gelişerek yoluna devam ediyor. En başta vurgulanması gereken, elbette senaristlerin hayatı gözleme, insan davranışlarını tespit etme, halk arasındaki her tür dili belleme yeteneği. Tüm senaristlere şapka çıkarıyorum. Onlar kadar yetenekli olsam akademisyenliği bırakıp komedi senaryoları yazardım. “Vermeyince mabud neylesin Mahmud” deyip yerimde oturuyorum. Senaristlerin bir başka üstün özelliği, siyasetin, günlük polemiklerin baştan çıkartıcı cazibesine kapılmamaları; illâ da ideolojik propaganda yapma saplantısından uzak durmaları; skeçleri siyasî ve ideolojik mücadelelerin aracı kılmamaları. Hiçbir toplum kesimini öteleme, ayıplama, aşağılama gibi yanlış ve kötü yollara başvurmamaları. Programın ikinci meziyeti oyuncuların büyük yetenekleri. Programdaki tüm oyuncular birbirinden kıymetli ve kabiliyetli. Eminim uzun saatler çalışıyor, çok ter döküyorlardır. Hepsini tebrik ediyorum. Programın yapımcısının ve yönetmeninin de --ekipleriyle birlikte -- büyük katkıda bulunduğundan şüphe duyulamaz.  Hepsine teşekkürler.

 

Ali Sunal programda âdetâ bir üstat gibi onurlandırılmakta. En az onun kadar başarılı olan -- ve muhtemelen aynı kuşaktan -- bazı oyuncuların da aralarında bulunmasına rağmen, tüm oyuncu ekibi ona saygı ve sevgi göstermekte. Bu da ekip çalışmasının çok zayıf olduğu ve bir türlü kurum kültürünün yaratılıp korunamadığı ülkemizde çok takdire şayan. Ancak  Ali Sunal’ın programda yaptığı bazı müdahalelelere ihtiyaç olup olmadığı bence tartışılır. Zaten skeçlerin olağan akışı sırasında onun varlığını seyirciler de oyuncular da doğal olarak unutuyor. Gelgelelim, belki de bu unutulmuş olma hissiyatıyla, Ali Sunal bazen sık sayılabilecek şekilde akışı kesiyor ve oyunculara -- sadece veya ağırlıklı olarak -- hareketlerini daha sert, daha dramatik hâle getirmeleri için talimat veriyor ve telkinde bulunuyor.

 

Bir kere daha belirteyim, ben tam bir amatörüm. Boyumdan büyük lâflar etmek istemem. “Güldür Güldür Show”da oyuncuların hareketlerinin tuhaf ve abartılı olmasının programın özelliklerinden biri olduğunu biliyorum. Tür bunu gerektiriyor. Ancak diğer taraftan biliyoruz ki iyi komedi sadece hareketle yapılamaz. İyi komedi zekâ gerektirir ve zekâ ışıltısı hareketten çok sözle dışa vurulur. “Güldür Güldür Show”un senaristleri bu bakımdan zaten çok başarılı. Bilhassa sözlerle hareketler uyuştuğunda skeçler tadından yenmez oluyor. Ali Sunal’ın müdahaleleri bana çoğu zaman gereksiz görünüyor. Çünkü abartının abartılmasını talep ediyor ve bu da çoğu zaman göze kıymık gibi batıyor. Şimdiye kadar seyrettiğim programlarda Ali Sunal’ın müdahaleleri hep abartıyı abartma talebi şeklinde oldu; hiç tersine rastlamadım. Bu bence sanatçıların insicamını bozuyor, sözleri olmaması gerektiği gibi önemsizleştiriyor. Ayrıca oyuncuların işini zorlaştırıyor. Skeçte oyuncu(lar) normal performansına dönene kadar âdetâ bir sapma yaşanmış oluyor.

 

İşte bu yüzden, bence -- sahne arkasında, senaryo yazımındaki vb katkısı nedir bilmem ama -- “Güldür Güldür Show”da Ali Sunal’ın işi sadece skeçleri takdim etmek ve salondaki seyircilerle kısa diyaloglara girmek olmalı. Ali Sunal oyunculara sahnede olur olmaz müdahale etmekten uzak durursa “Güldür Güldür Show”un daha lezzetli olacağına inanıyorum.

 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(16)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Eyup Ergeçen27.06.2017 12:33:40
Ali Sunal oyunu zaman zaman keserek oyunun epik özellikleri olsun istemiş olabilir. Oyunu seyredenlere sakın kendinizi oyuna kaptırmayın, oyundaki herhangi bir karakter ile özdeşleşmeyin, bu bir oyundur gerçek değildir diye hatırlatmak istiyor olabilir. Bir hint filmine az bir bilet parası ile girersiniz ve bir kaç saat boyunca şarkılı türkülü, zenginlik ve mutluluk içinde saraylarda geçen sinemayı izler, burada size uyan bir karakter ile özdeşleşir onunla bir kaç saatliğine de olsa zengin hayatı yaşarsınız. Benzer olarak, Dallas dizisinde herkese uyan bir karakter mutlaka vardır. Diziyi izlerken bu karakterlerden biri ile özdeşleşip dizi boyunca zenginlik içinde yaşarsınız. Marksistler bunu istemezler. Onun yerine seyredilen oyun yada sinemanın epik özelliği olmasını ve oyunun/filmin performansı sırasında zaman zaman seyirciye onun gerçek olmadığını hatırlatacak öğeleri oyun/senaryo içine yerleştirirler. Örneğin tarihi bir oyunda, krala gelen elçi/haberci sahneye motorsiklet ile girer
Berk27.06.2017 13:14:50
Çok haklısınız hocam.
Cafer Açikgöz27.06.2017 20:26:31
Sayın Ali sunal''ı severek izliyoruz kendisine ve yanındaki ekip arkadaşlarına başarılar dilerim. Evet oyuna bazen mudale ediyor buda oyun kurallardan biridir. Kendilerini oyunun içinde olduklarını göstermek istemiştir. Severek ve gülerek seyrediyoruz ailecek. Saygilar
yılmaz27.06.2017 23:02:37
özetle kemal sunal filmleri bilinçli ve planlı olarak dini kişiliklerin itibar
izmir27.06.2017 23:30:48
katılmıyorum, Ali SUNAL skeçlere tam yerinde ve dozunda küçük vurgularda bulunuyor. Ayrıca Ali SUNAL başarılı, son derece beyefendi ve işini iyi yapan biri, üstelik zaman zaman ne kadar vefalı olduğunu da büyük ustaları anarak ve hatırlatarak seyircisine gösteriyor, bu eleştiri çokta yerinde olmamış, birde bu güldür güldür show da, toplumsal sorunlara da son derece nezaketli ve ince bir mizah ile göndermeler yapılıyor.
Gökhan Çakmak 28.06.2017 01:43:44
Üstad.tiyatro doğası gereği zaten karakterin oynamış olduğu durumu abartmasıdır.tiyatro hallerin hareketlerin sözlerin,büyük büyük [abartarak ]oynanan sahneye doldurmasıdır.Ali Sunal''ın bu projedeki görevi oyunun çeşitliliğini katkı sağlamaktır. bazen bir durumun duygusunu değiştirerek bazen de oyuncuların metne sabit kalmasını bozup interaktif bir oyun olmasını sağlamaktır. bu durum formatın tiyatronun doğasının gereğidir
Salih 28.06.2017 10:12:40
Aynen öyle Hocam, mesela; Yılmaz Erdoğan Gibi skeçin sonunda yorumunu yapabilir.
Hürsan Uçta 28.06.2017 14:49:37
Ben de tiyatroculuktan, oyunculuktan, yönetmeden, o oyuna gelenlerin ve ya gelecek olanların psikolojisini tahmin edemem ama bu müdahaleleri oyunun (skeçin) bir parçası sanıyorum. Gerçek anlamda sizin düşündüğünüz gibi bunu yapan vardı. Oyuncu çocukları neredeyse refüze edici müdahaleler yapılır, bir de seyircinin puanlamasına sunuyormuş havasında popüliz yapardı. Bunun öyle olmadığını düşünüyorum. Bende yarattığı izlenim, sanattçı kadronun işlerini yaparken eleştiri ve öz eleştirilerini de izleyiciye izlettirmek amaçları...
Adam29.06.2017 01:02:17
Ali Sunal''ın müdahaleleri temcit pilavı tadını vermeye başladı. Lakin bu müdahalelerin de danışıklı dövüş olduğu kanısındayım. Yani bunlar da senaryo gereği çalışılmış hareketler bence. Bizzat gitmedim ama bu kırılmaların oradaki seyircilerin hayli hoşuna gittiğini tahmin ediyorum.
elibol29.06.2017 13:02:42
Hocam yazınız baştan itibaren totoloji. Yazının tek dediği var o da başlıkla aynı. Ali Sunal oyunlara müdahale ediyor...
Kemal Yılmaz14.10.2017 20:34:57
Atilla Bey yorumunuz çok doğru. İnsanlar gerçeklerden kaçmamalı herhangi bir oyuncunun yerine ali sunal ı oynatsanız onlar gibi oynayamaz. o koltukta sadece sunucu olarak oturmalı oyun öncesi sunumu yapmalı. ben olsam 1 dakka durdurmam. oyunun doğallığını bozuyor. çok güzel çok doğal giderken pat diye araya girmesi sinir bozucu. sonuç ali sunal yetenekli bir oyuncu değil ki ordakilerin hatasını düzeltsin. ayrıca yapılan hatalar doğal oldugu için oyunun seyrini bozmuyor. ikide bir araya girme ali sunal senin yüzünden tat almıyorum.
YASEMİN SEVİNÇ 23.12.2017 01:38:58
Bencede Atilla beyin yorumu çok nazikçe ve çok yerinde. Ali Sunal ın oyunun tam ortasında zamanlı zamansız yorumları gerek oyuncuları gerekse seyircileri atmosferden uzaklaştırıp olaydan koparıyor. Her seferinde sinir olup kanal değiştiriyorum. Üstelik laf olsun diye yapılan her haliyle kurgu olduğu belli gereksiz yersiz müdahale ve yorumlar. Başarılı bir program Ali Sunal iyi bir kişilik olabilir ama bu konuda izleyici yorumlarını dikkate almalıdır.
yusuf9.02.2018 22:41:22
ali sunal komedyenliğe yatkın biri değil bence tam oyunun dozonda müdahaleri cok gıcık edici devamında skecin tadı kaçıyor bunu bilerek ya bende burdayım yada skeç uzatma amaçlı olabilir ama sıkıcı bir durum zatten ayrılan arkadaşlardan sonra tadıda kalmadı eski bölümleri sürekli koyarak sanki eski oyuncular hala kadrodaymış gibi bir hava verip devamını sağlamaya çalışıyorlar
Gülşah 11.07.2018 23:20:56
Bende katılıyorum ali sunal köstek oluyor sürekli sırf onun yüzünden programdan sıkıldık..
Fatma9.01.2019 13:13:19
Bu okuduklarım karşısında çok şaşkınim gerçekten.. Bu müdahalenin mizansen olduğu net bi şekilde ortada.. Saçmalama ötesi bi durumla karşı karşıyayız..
devrim 27.02.2019 19:00:20
tamamiyle size katiliyorum hocam, ali sunal cok gereksizce müdahalelerde bulunuyor!!!!oyuncularin hem harmonisini hemde moralini cok bozuyor, ben bunu kac kez farkettim!!!müdahaleden sonrada oyuncular adapte olmada zorlaniyorlar!!!hatta ben ayrilan bazi ba$arili oyuncularin ali sunal yüzünden ayrildiklarini biliyorum...bence Ali Sunal bu programda gereksiz bir figür!!!zaten müdahale sebepleride hem abartili hem sacma hem yersiz hemde gereksiz!!!!!!!!!!!!!