Ve 155. madde için düğmeye basıldı

Katalunya’nın özerklik statüsünün askıya alınabileceğinden bölgeye asker gönderilebileceğine kadar varan aşırı yorumlar da var. Daha önce anayasa hukukçularının görüşleri çerçevesinde altını çizdiğim gibi, Alman Temel Yasası’nın 37. maddesinden esinlenen bu madde ayrılıkçı özerk topluluğun statüsünün veya organlarının askıya alınmasını öngörmüyor. Bu tür bir yorum öncelikle 78 anayasasının oluşturduğu Özerklikler Devleti’ne (Estado autonómico) aykırı görünüyor. Asker gönderilmesi ise demokratik bir hukuk devletinde silah taşımayan ayrılıkçılara karşı kullanılabilecek bir önlem değil.

20.10.2017 09:54
Akın-Özçer

akinozcer@outlook.com

 

Başbakan Mariano Rajoy geçen Cuma (13 Ekim) günü anayasada yazılı yükümlülüklerine aykırı davranarak tek taraflı bağımsızlık ilan edip askıya aldığını açıklamış olan Generalitat (Katalan özerk hükümeti) Başkanı Carles Puigdemont ’tan bağımsızlık ilanını geçerli sayıp saymadığını açıklaması için dün (19 Ekim) saat 10. 00’a kadar süre tanımıştı. Bu süre doldu ve Puigdemont, beklendiği gibi, tek yanlı bağımsızlık ilanını geçersiz saydığını açıklamadı. Başbakan Rajoy’a sürenin dolmasından 10 dakika önce ulaştırdığı ikinci mektubunda, “tek yanlı bağımsızlığın askıya alınma durumunun” hâlâ geçerli olduğunu belirterek diyalog çağrısı yaptı ama bununla da yetinmeyerek 155. maddenin uygulamaya konulması halinde Parlament’in (özerk parlamento) tek yanlı bağımsızlık ilan edebileceğini de belirtti.

 

Kimi yorumcular Puigdemont’un bu mektupta dolaylı olarak bağımsızlık ilan edilmediğini açıkladığını savunuyorlarsa da gerek hükümetin gerek ana muhalefet partisinin konuyla ilgili yorumu olumsuz. Puigdemont’un sözünü ettiği diyaloğun hükümetle bağımsızlık kararı almış bir birim arasında öngörüldüğü, oysa İspanya’nın birliğini savunan partilerin anayasal ve yasal çerçevede bir diyaloğu savunduğu vurgulanıyor. Puigdemont’un mektubunda ayrıca İspanyol hükümetine bağımsızlık ilan etme şantajının yapıldığının, bunun da kabul edilemez olduğunun altı çiziliyor. Bu bağlamda anayasanın anayasal ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen özerk topluluklar için İspanyol hükümetine, Senato’nun salt çoğunluğunun onaylaması kaydıyla, yükümlülüklerin zorla yerine getirilmesi için “gerekli önlemleri” alma yetkisi veren 155. maddesinin uygulanmasının önü açılmış oluyor.

 

Konuyla ilgili önceki yazılarımda belirttiğim gibi, bugüne kadar hiç uygulanmamış bulunan bu madde anayasadan ve yasalardan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olan özerk topluluklara karşı alınacak “gerekli önlemler” konusunda ayrıntı vermiyor. Söz konusu maddenin 2. fıkrası sadece “birinci fıkrada öngörülen önlemlerin uygulanması için hükümet tüm özerk toplulukların yönetimlerine talimat verebilir” diyor. Dolayısıyla bu maddede yazılı amaca (özerk toplulukların anayasal ve yasal yükümlülüklerine uymasını sağlamak) ulaşmak için alınabilecek önlemler üzerinde birbirinden farklı hukuki değerlendirmeler yapılabiliyor.

 

Bu değerlendirmeler arasında Katalunya’nın özerklik statüsünün askıya alınabileceğinden bölgeye asker gönderilebileceğine kadar varan aşırı yorumlar da var. Daha önce anayasa hukukçularının görüşleri çerçevesinde altını çizdiğim gibi, Alman Temel Yasası’nın 37. maddesinden esinlenen bu madde ayrılıkçı özerk topluluğun statüsünün veya organlarının askıya alınmasını öngörmüyor. Bu tür bir yorum öncelikle 78 anayasasının oluşturduğu Özerklikler Devleti’ne (Estado autonómico) aykırı görünüyor. Asker gönderilmesi ise demokratik bir hukuk devletinde silah taşımayan ayrılıkçılara karşı kullanılabilecek bir önlem değil.

 

Bu tür aşırı yorumlar daha çok bağımsızlıkçı cephe tarafından, olasılıkla uluslararası alanda destek sağlamak amacıyla dillendiriliyor. Defalarca itibar edilmemesi gerektiğini yazdığım halde Serbestiyet ’in parçası olduğu medya da dâhil ulusal medyamız nedense bu yorumlar temelinde haber aktarmaktan vazgeçmiyor.    

 

Gerçek olan şu ki gerek Halkçı Parti PP hükümeti, gerek 155. maddenin uygulanmasına destek veren Sosyalist İşçi Partisi PSOE ile Katalan kökenli Yurttaşlar Partisi Ciutadans (C’s) cephesinde bu tür değerlendirmeler yapılmıyor. Rajoy hükümeti sonuçta bir azınlık hükümeti ve bu iki partinin dışarıdan desteğiyle ayakta duruyor. Maddenin uygulanması Senato’nun salt çoğunluğuyla mümkün ve 266 sandalyeli Senato’da PP salt çoğunluğa (149) sahip belki ama söz konusu madde bağlamında alınacak önlemlerle ilgili olarak bu üç partinin ortak bir tutum benimsediğini ayrıca belirtmekte yarar var.   

 

Anayasa hukukçularının görüşlerine ve Rajoy hükümetinden sızan bilgilere göre, Katalan bağımsızlıkçıları anayasal ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamak amacıyla alınacak önlemlerin başında 155. maddenin 2. fıkrası çerçevesinde özerk hükümeti görevden almak ve özerk parlamentoyu erken seçimlere götürmek geliyor. Görevden alınacak özerk hükümetin yerine iki geçici (erken seçimlere kadar) hükümet formülü üzerinde duruluyor. Bunlardan biri bizde bir zamanlar “milli hükümet” denilen karma bir hükümet kurulması. Bir diğeri ise teknokrat hükümeti. Erken seçimlerin ise 3 veya 6 ay içinde yapılması düşünülüyor. Kabul etmek gerekir ki tüm bu önlemler “özerkliğin askıya alınması” anlamına gelmiyor.

 

Son durum

 

Yazımı kaleme aldığım sırada Katalan bağımsızlıkçılara karşı 155. maddenin uygulanması kesinleşmişti. Hükümet kanadından gelen bilgiler, bu madde bağlamında alınacak önlemlerin Cumartesi günkü Bakanlar Kurulu’nda karara bağlanacağı yönündeydi. Ayrıca PP ile PSOE ve Ciutadans bu konuda diyalog içindeydi.  

 

Bakanlar Kurulu’nun Cumartesi günü toplanacağı açıklandıktan sonra, Katalan bağımsızlıkçı cephesinden “diyalog için hâlâ zaman olduğu” açıklamaları geldi. Puigdemont’un partisi PDeCAT’ın sözcüsü Carles Campuzano, bağımsızlığın askıya alınma durumunu kastederek “ateşkesi Cumartesi’ye kadar tutacağız” derken, Cumhuriyetçi Sol ERC’ten Joan Tardà “bu, diyalog için uygun bir senaryo” ve “son fırsat kaçarsa yazık olur” çıkışını yaptı.

 

Campuzano ayrıca 155. Maddenin uygulanmasının kurumlar arası diyaloğu tümüyle ortadan kaldıracağını ve “40 yıllık demokrasinin en büyük siyasi hatası olacağını” vurguladı. Ama kendisine yöneltilen yasadışı referandumun geçerli olup olmadığı sorusuna yanıt vermediği gibi, 155. maddenin uygulamaya konulması halinde özerk parlamentonun bağımsızlık ilan edeceğini yineledi. 

 

Görünen o ki bağımsızlıkçılar Katalan sorununu tırmandırmakta kararlı. Bu da 155. maddenin uygulanma olasılığını güçlendiriyor. Anayasa hukukçularına göre Bakanlar Kurulu’ndan çıkacak kararların Senato’ya sunulması ve prosedürün tamamlanması bir haftaya yakın süre alacak. Bu süre zarfında diyalog olasılığı pek yüksek görünmüyor belki ama Puigdemont ve arkadaşlarının elinde doğrudan erken seçime gitmek gibi söz konusu maddenin uygulanmasını boşa çıkaracak bazı manevra alanları da yok değil.  

 

  

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.