Fransa’dan Korsika’ya sembolik jest

Kimileri Korsika’nın adının anayasaya yazılmasını Fransa gibi merkeziyetçi bir ülke için önemli bir yerelleşme adımı olarak görüyor olsa da bunun sembolik bir anlam taşıdığına ve Macron’un milliyetçi Korsikalıları düş kırıklığına uğrattığına kuşku yok. Nitekim Le Monde konuyla ilgili haberinde milliyetçilerin Macron’un Ada ziyaretinde “fırsat teptiğini” ve bu ziyaretin “beklentilerin çok altında kaldığını” işaret ettiklerini vurguluyor.

13.02.2018 09:28
Akın-Özçer

akinozcer@outlook.com

 

Korsika’da 10 Aralık 2017’de ikinci turu yapılan bölgesel seçimlerde sandıktan yüzde 56,5 oyla Bölge Meclisi’nin 63 sandalyesinden 41’ini alan çevresel milliyetçi Per a Corsica (Pè a Corsica- Korsika İçin) İttifakı’nın Fransa’dan beklentilerini “Korsika’dan Fransa’ya özerklik mesajı” başlıklı yazımda aktarmıştım. (http://www.serbestiyet.com/yazarlar/akin-ozcer/korsikadan-fransaya-ozerklik-mesaji-837430)

 

Hatırlanacağı üzere, söz konusu ittifak yerel hükümet Başkanı Gilles Simeoni’nin özerkliği savunan partisi Femu Corsica ile Meclis Başkanı Jean Guy Talamoni’nin orta/uzun vadede bağımsızlık öngören partisi Corsica Libera arasında. Corsica Libera’nın hedefi her ne kadar bağımsızlık olsa da Per a Corsica İttifakı üç yıl içinde bir özerklik statüsü elde etmeyi ve bu statüyü on yıl içinde uygulamaya koymayı hedefliyor. Talamoni ’ye göre, üzerinde mutabık kalınan özerklik statüsü “yasamayı, yürütmeyi ve mali yetkileri de içeren tam bir özerklik” öngörüyor. Başka bir deyişle İttifak, Korsika Meclisi’nin tek yanlı bağımsızlık ilanını tanıdığı Katalunya’nın (ve diğer özerk toplulukların) İspanya’da sahip olduğuna benzer bir özerklik statüsü talep ediyor. Bu, Avrupa’nın en merkeziyetçi ülkesi Fransa için kabulü kolay olmayan bir talep doğal olarak.

 

Macron’un Korsika ziyareti  

 

Per a Corsica İttifakı, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 6-7 Şubat’taki Ada ziyaretini Fransız Devleti’nin söz konusu taleplerine vereceği karşılık bakımından bir turnusol kâğıdı olarak görmüştü. Ziyaretten üç gün önce Korsika Meclisi’nden taleplerini dört başlıkta toplayan bir karar (résolution) çıkartmış, ayrıca Ajaccio ’da sempatizanlarını “demokrasi ve Korsika halkına saygı” dövizi altında sokağa dökmüştü. Taleplerden ilki, Devlet ile Korsika arasında “koşulsuz, tabusuz diyalog” başlatılmasıydı. İkincisi, özel statüye sahip denizaşırı toplulukları (Collectivité d’outre mer) düzenleyen anayasanın 74. maddesine Korsika’nın adının işlenmesiydi. Bu, Ada’nın mali konularda yetkisini arttıran özel bir statünün yolunun açılmasına ve çift dilliliğin (Korsikaca’nın ikinci resmi dil olması) tanınmasına doğru atılacak önemli bir adım olarak görülüyordu. Üçüncü talep de vergi toplama yetkisinin yerel otoriteye devri konusundaki müzakerelere yeniden başlanmasıydı.

 

Per a Corsica İttifakı’nın dördüncü talebi ise siyasi mahkûmların Ada’ya yakın cezaevlerine nakli ve orta vadede affedilmelerinin sağlanmasıydı. Aslında “siyasi mahkûmlar” kapsamına geçmişte terör eylemleri düzenlemiş olan Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi FLNC (Fronte di Liberazione Naziunale Corsu) militanları da giriyordu. O bakımdan İspanya’da radikal Bask milliyetçilerin her vesileyle savunduğu “ETA mahkûmlarının Bask Ülkesi hapishanelerine nakli” talebini andırıyordu. İspanya gibi, Fransa’nın da bu talebi toptan karşılaması mümkün değildi ve öyle de oldu. Macron devletin bu konudaki tutumunu Korsika ziyaretine, tarihini 6 Şubat 1998’de kurşunlanarak öldürülmüş olan Korsika Valisi (Préfet) Claude Erignac’ın ölüm yıldönümüne denk getirerek ve eşi ve çocuklarını ziyaret ederek başlamak suretiyle vurguladı.

 

Macron fırsat mı tepti?  

 

Emmanuel Macron Korsikalı milliyetçilerin taleplerinden sadece birini, Korsika’nın adının anayasanın ilgili maddesine yazılmasını kabul etti. Bunun bir şekilde “Ada’nın Cumhuriyet içindeki kimliğinin tanınması” anlamına geldiğini ifade etti. Korsika Meclisi üyelerini bu konuyu aralarında tartışmaya çağırırken, anayasa değişikliğinin ilkbaharda ele alınacağını söyledi.

 

Ne var ki Korsika’nın adının anayasaya yazılması milliyetçilerin bu konudaki taleplerinin tamamen kabulü anlamına gelmiyor. Çünkü Macron, milliyetçilerin Korsika’da bu suretle, İspanya’nın özerk topluluklarında olduğu gibi, iki dilin resmi dil kabul edilmesi talebinin önünü “Fransa Cumhuriyeti’nin tek bir resmi dil var, o da Fransızca diyerek kesti. Çift dilliliğin “iki dilin resmi dil sayılması” anlamına gelmediğini vurguladı. Milliyetçileri düş kırıklığına uğratan bu çıkış, Corse-Matin’in de manşetine taşıdığı gibi, Macron’un Korsika ziyaretini bir bakıma özetliyordu. (https://www.corsematin.com/article/derniere-minute/macron-accepte-que-la-corse-soit-mentionnee-dans-la-constitution-mais-refuse)

 

Kimileri Korsika’nın adının anayasaya yazılmasını Fransa gibi merkeziyetçi bir ülke için önemli bir yerelleşme adımı olarak görüyor olsa da bunun sembolik bir anlam taşıdığına ve Macron’un milliyetçi Korsikalıları düş kırıklığına uğrattığına kuşku yok. Nitekim Le Monde konuyla ilgili haberinde milliyetçilerin Macron’un Ada ziyaretinde “fırsat teptiğini” ve bu ziyaretin “beklentilerin çok altında kaldığını” işaret ettiklerini vurguluyor. Fırsat tepme ya da kaçırılan fırsat (occasion manquée) ifadesi bizzat yerel hükümet Başkanı Gilles Simeoni’ye ait. (http://abonnes.lemonde.fr/politique/article/2018/02/07/les-nationalistes-denoncent-une-occasion-manquee-et-un-discours-de-vengeance_5253407_823448.html)

 

Sonuç olarak, Fransa’nın Korsika’daki milliyetçi dalga karşısında anayasasının merkeziyetçi özelliğini yumuşatacak ölçüde bir ödün verdiğini söylemek mümkün değil. Değil çünkü iki dilliliğin resmi olmasının önüne set çekilmesi, Per a Corsica İttifakı’nın ve özellikle ittifakın bağımsızlıkçı kesiminin öncelik verdiği Katalunya’nınkine benzer bir özerklik statüsünün elde edilmesi hedefini baltalıyor.  

 

Aslında bu konuda neyin ne olduğu, Emmanuel Macron’un işaret ettiği gibi, Korsika’nın adının anayasanın ilgili maddesine yazılması ilkbahar aylarında gündeme geldiğinde açıklığa kavuşacak. Bu aşamada Fransız Anayasası’nın konuyla ilgili iki maddesi (72 ve 74) var. Per a Corsica hedefine varmak için yukarıda belirttiğim gibi, Korsika’nın denizaşırı topluluklarla ilgili 74. madde kapsamına alınmasını talep ediyor. Fransız Devleti ise Korsika’nın adını yerel topluluklarla ilgili 72. maddeye kaydederek milliyetçilere sembolik bir jest yapma eğiliminde. Bağımsızlık yanlısı Korsika Meclisi Başkanı Talamoni’nin yetersiz gördüğü bu olasılıkta, Per a Corsica İttifakı tam bir hayal kırıklığına uğrayacak kuşkusuz.   

 

   

    

Yazarın Tüm Yazıları

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar(0)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.