Cumhuriyet Gazetesi TEHLİKENİN FARKINDA MI?
30.03.2015
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği koltuğunda kısa bir süre oturabilen Utku Çakırözer’in görevine son verilmesine bir anlam verilememişti ki yerine gelen isim, gazetenin “cemaatleştirildiği“ iddiasını da beraberinde getirdi.

Can Dündar gelir gelmez gazeteden hızla gönderdiği isimleri duyanlar “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” der gibiydi. Kadroya yeni yazarların katılması da gazetenin “Kemalist” çizgisinden uzaklaştığı iddiasındaki okurlarının da tepkisiyle karşılandı.

Gazetenin “Fethullah Gülen ve örgütü tarafından ele geçirildiği” belirtildi. Cemaatle bir işbirliği yapıldığı, gazetenin son dönemde cemaatin sözcülüğüne soyunduğu, Can Dündar’ın paralel emniyetçi Nazmi Ardıç'la görüntülenmesi ardından da 17 Aralık Savcısı Celal Kara ile röportaj yapması bu iddiaları kuvvetlendirdi.

Öte yandan, gazetenin Balyoz, Ergenekon gibi davalarını başlatan savcı ve sorumluların aklanma merkezi haline gelmesini kabullenemeyen okurların tavrı tiraj sonuçlarıyla ortaya çıktı.

İLK TEPKİ KENDİ YAZARINDAN

Yeni yazarlara ilk tepki ise, gazetenin kendi yazarı Mine Kırıkkanat’tan geldi. Kırıkkanat, Nuray Mert ve Ahmet İnsel’in gazetenin yazar kadrosuna alınmasını “Cumhuriyet’in batık Radikal’e dönüştürüldüğünü ve kendisinin de dahil olduğu isimlerin Cumhuriyet’ten tasfiye edileceğini söyledi.

Adnan Türkkan’ın Ulusal Kanal’da yayınlanan “Haydi Bakalım” adlı programına katılan Kırıkkanat şu açıklamalarda bulundu:

“Bu “Yetmez Ama Evetçiler”i niye doldurmaya başladıklarını gazeteye, anlamıyorum. Niçin anlamıyorum; bütün eski Radikal kadrosu batık geminin malları. Bu hanımlarla bu adamlarla satacak olsaydı, Radikal satardı. Radikal kapandı. Göze almışlar anladığım kadarıyla; Cumhuriyet’in geleneksel laik çizgide Atatürkçü okurunu feda etmeyi...

Bugün Cumhuriyet’i kurtarmak için iş başına gelenlere biz güvendik. Buyursunlar, yapsınlar dedik. Ama şu anda yaptıklarının mantığı yok. Batık Radikal yapıyorlar. Cumhuriyet’i batırmak için mi? Sonra onlar da Hasan Cemal gibi oturup kitap mı yazacaklar; “Cumhuriyet’i çok sevmiştik” diye?

Bizi yavaş yavaş ama kapıya doğru ittiklerinin farkındayız. Bu gazetede artık bizi tutmayacaklarını düşünüyorum. Hepimiz öyle düşünüyoruz. Atatürkçüleri ve laikleri… Herhalde beni gönderirler. Cumhuriyet’in belkemiğini oluşturan kişilerin yavaş yavaş tasfiye edileceğini düşünüyorum ben.”