"ABD ile anlaşamazsak kendi planımızı uygulayacağız"
17.09.2019

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile gerçekleştirdiği Suriye zirvesi sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve sonrası yaptığı açıklamada, "ABD ile 2 hafta içinde uzlaşamazsak kendi harekat planımızı uygulamaya başlayacağımızı buradaki dostlarımıza da anlattım" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile üçlü zirvede bir araya geldi.

 

Toplantı sonrası ilk açıklamayı Erdoğan yaptı. "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması konusunda önemli kararlar aldık" diyen Erdoğan, "Görüşmeler verimli geçti. Sahada sükunetin tesisi ve mültecilerin dönebileceği şartların oluşması konularında yürüttüğümüz çalışmaları gözden geçirdik. İdlib'deki gerginlik, görüşmelerimizin odak noktalarından biriydi" dedi.

 

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'nde Suriye'de siyasi çözüm umutlarını yeşertecek önemli kararlar aldıklarını bildirdi.

 

Suriye'nin toprak bütünlüğünün önemine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"DEAŞ ile mücadele altında terör örgütlerine destek verilmesinin kabul edilemezliğini vurguladık. Türkiye olarak sınırlarımızın hemen bitişiğinde 4 milyon insanı etkileyecek yeni bir trajedi yaşanmasına seyirci kalamayız. Suriye'nin toprak bütünlüğü ile siyasi birliğinin korunması hususunda hepimizin aynı hassasiyete sahip olduğunu bir kez daha teyit ettik. Sivil halkın ve garantör ülkelerin sahadaki askeri personelinin güvenliği için somut önlemler alınması ihtiyacını vurguladık. Sahada sükunetin tesisi, mültecilerin dönebileceği şartların oluşturulması ve ihtilafa siyasi çözüm bulunması için yürüttüğümüz çalışmaları gözden geçirdik."

 

Erdoğan, Üçlü Zirve toplantısında Suriye'de Anayasa Komitesinin çalışmalarına bir an önce başlamasını sağlamayı kararlaştırdıklarını bildirdi.

 

"EN BÜYÜK TEHDİT YPG/PYD"

 

"Suriye'nin istikbali için en büyük tehdit kaynağı PKK ve onun uzantısı olan YPG/PYD'dir" diyen Erdoğan, "Bu ülkedeki PKK/PYD varlığı devam ettikçe ne Suriye ne de bölgemiz huzura kavuşabilir. Üçlü Zirve Toplantısı'nda Suriye sınırımız boyunca bir terör oluşumuna rıza göstermeyeceğimizi ifade ettim." şeklinde konuştu.

 

Nihai hedeflerinin Suriye'nin kuzeyinde bir barış koridoru tesis ederek, ülkenin bölünmesini engellemek olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü bir şekilde geri dönüşlerine yoğunlaşmamız gerekiyor. Fırat'ın doğusundaki barış koridoru mülteciler için de korunaklı bir liman olacaktır. Ülkemize sığınan en az 2 milyon Suriyeli kardeşimizin bu bölgeye yerleştirilebileceğini düşünüyoruz. Geri dönecek Suriyeliler için yeni yerleşim alanları inşa edilmesi mümkündür. Türkiye olarak bu konuda her sorumluluğu almaya hazırız. Hem Rusya ve İran'la hem de uluslararası toplumun diğer üyeleriyle Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşü için çalışmak istiyoruz."

 

Erdoğan, Suriye'de Anayasa Komitesi oluşturulmasına ilişkin, "Cenevre'de komite çalışmaları süratle başlayacaktır. Pürüz kalmadı diyebilirim." değerlendirmesinde bulundu.

 

Erdoğan, Yemen'deki gelişmelere ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:

"Yemen'in bir an önce yeniden inşa ve ihyası için ne gibi çalışmalar yapabiliriz, bunu düşünmemiz gerekiyor. Çünkü Yemen kendi ayakları üzerine kalkabilecek bir altyapıya sahip değil. Yemen'e ilk bombaları kimler attı? Bu sorunun cevabı bulunursa gelinen noktanın bir tahrik olduğu kanaatine de varırız diye düşünüyorum."

 

RUHANİ: ABD SURİYE'Yİ BÖLMEYE ÇALIŞTI

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ise "ABD Suriye'de teröristleri destekledi, Suriye'yi bölmeye çalıştı. Bu kabul edilebilir değil. Fırat'ın doğusu ABD'nin hakimiyetinde ve burada da teröristler bulunmaktadır." dedi.

Suriye'de Anayasa Komitesi'nin tamamen oluştuğunu açıklayan Ruhani, "Bir an önce çalışmalarına başlamasını ve anayasayı revize etmesini umut ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

PUTİN: KOMİTEYE HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ

 

Ruhani'nin ardından sözü alan Putin, üç ülkenin de Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunduğunu kaydetti. "Geçen yıl anayasa komitesinin oluşumu konusunda bir karar alınmıştır. Üç ülkenin diplomatları, titiz bir çalışmanın sonucunda listesi oluşturdular" diyen Putin, "Artık bu komite Cenevre'de hızlı bir şekilde çalışmaya başlamalıdır. Biz bunun için her türlü desteği vermeye hazırız" açıklamasında bulundu.

 

'İDLİB'DEKİ DURUM ENDİŞE VERİCİ'

 

İdlib'deki durumun endişe verici olduğunu belirten Putin, "Bu bölgede gerginliğin azalması için, terör tehdidini yok etmek için Suriye Ordusu'na kısıtlı harekatlarda destek vereceğiz. Bizim mutabakatlarımız terör örgütlerini kapsamamaktır. Sivil halkın zarar görmemesi için her türlü adımı atmaya hazırız" diye devam etti.

 

Putin şunları kaydetti:

"Sayın Erdoğan ile ikili ilişkilerimizi değerlendirdik. Özellikle ekonomik konuları değerlendirdik. Geçen sene ticaret hacmimiz 25 milyar doları aşmıştı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve TürkAkım'dan bahsediyorum. Askeri alanlarda da ilişkilerimiz pekişmekte. İnsani ve kültürel alanlarda da iş birliğimiz geliştiriliyor. Türkiye'ye 6 milyon Rus turist gelecek. Rekor kıracağız."

 

ZİRVE ÖNCESİ İŞBİRLİĞİ MESAJI

 

Zirvede önemli açıklamalar yapan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

- Üç ülke olarak iş birliğimizi derinleştirdik. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması konusunda tam bir mutabakat içindeyiz

 - Üç ülke olarak iş birliğimizi derinleştirdik. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması konusunda tam bir mutabakat içindeyiz

 - Suriye'de barışın sağlanması için daha fazla sorumluluk almamız lazım.

- Terörün hain yüzü kendisini Çobanbey'de hastaneye düzenlenen bombalı saldırıda tekrar göstermiştir.

- Eğitimden sağlığa kadar Suriyeli sığınmacıların hayatlarını sürdürebilmeleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık.

- Cerablus, Afrin gibi güvenli hale getirdiğimiz yerlere dönen Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 360 bini buldu. Büyük bir trajedinin önüne geçtik. Fırat'ın doğusundaki terör bataklığını da kurutarak çabalarımızı yeni bir seviyeye taşıyacağız. Zira Çobanbey'deki saldırı, bölücü örgütün vahşi yüzünü göstermiştir.

 

RUHANİ: KRİZ SİYASİ YOLLA ÇÖZÜLMELİ

 

Cumhrbaşkanı Erdoğan'ın ardından zirvede konuşan İran Cumhurbaşkanı Ruhani de Suriye konusunda önemli mesajlar verdi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederek başladı.

- Ciddi bir şekilde vurguladığımız hususlara riayet edilmeli ve bu ülkeye yeniden huzurun hakim olması için gerekli tesisler sağlanmalıdır" ifadesini kullanan Ruhani, "Bu krizin barışçıl yöntemlerle çözülmesi, terörizmle mücadele, anayasa komitesinin kurulmasını destekleme, tutukluların ve kaçırılanların değişimi, insani yardımların iyileştirilmesi ve ülkenin yeniden kurulması açısından çabalar gösterildi" diye devam etti.

 

- Değerli arkadaşlar, İran İslam Cumhuriyeti geçmişte olduğu gibi bugün de Suriye krizinin siyasi yollardan çözülmesi gerektiğini düşünmektedir. İran İslam Cumhuriyeti, askeri müdahalelerin işe yaramayacağını düşünüyoruz.

 

PUTİN: AŞIRI GRUPLARLA MÜCADELE ÖNEMLİ KONU

 

Ruhani'den sonra sözü, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin aldı. Putin, sözlerine "Bugün Ankara'da yaptığımız görüşmeden mutluluk duyuyorum" diye başladı.

 

- Ortak çabalarımızla Suriye topraklarında istikrar sağlanmıştır ve şiddet seviyesi düşürülmüştür. Suriye'deki aşırı gruplarla mücadele önemli bir konu" hatırlatmasında bulunan Putin, devamla şunları kaydetti:

- Çatışmalar endişe vericidir ve İdlib'de bu güçlerin faaliyetleri aktif bir hale geldi. Bu bölge teröristlere bir sığınak olmamalıdır. Terörist tehdidi yok etmek için ilave bir adım atmamız lazım. Suriye'yi nüfuz alanlarına bölmek kabul edilemezdir. Türkiye, Rusya ve İran ülke düzenini yeniden tesis etmek ve sosyal, ekonomik canlandırmayı gerçekleştirmek için katkı sağlayacaktır. 2018 yılı temmuz ayında itibaren 390 bin kişi Suriye'ye döndü. Değerli meslektaşlarım, eminim ki bugün yaptığımız görüşmeler yapıcı olacaktır ve Suriye'deki krizin çözümüne kalıcı katkı sağlayacaktır."

 

- Türkiye, Rusya ve İran ülke düzenini yeniden tesis etmek ve sosyal, ekonomik canlandırmayı gerçekleştirmek için katkı sağlayacaktır. 2018 yılı temmuz ayında itibaren 390 bin kişi Suriye'ye döndü. Değerli meslektaşlarım, eminim ki bugün yaptığımız görüşmeler yapıcı olacaktır ve Suriye'deki krizin çözümüne kalıcı katkı sağlayacaktır.